EĞİTİM: Abbas Güçlü ile ‘Aykırı Sohbetler’

Gazeteci Abbas Güçlü Lüleburgaz’da katıldığı ‘Aykırı Sohbetler’ söyleşisinde “Bu yıldan itibaren Türk eğitim sisteminin en büyük baş belası sınavlar. Sınav sektörüne yılda on milyar dolar harcanıyor. On milyar dolarla Boğaziçi Üniversitesi gibi yirmi tane üniversite kurabiliriz. Çocuklarınızı dersanalerden alın” dedi.

Lüleburgaz Belediyesi tarafından düzenlenen Aykırı Sohbetler Trakya’nın Fay Hatları programının ikincisi Prof. Dr. Necdet Tekin Gençlik Merkezi’nde 6 Ocak 2017 Cumartesi günü saat: 14.00’de gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Celal Pir’in yaptığı ‘Eğitimde Bugün ve Yenilikçi Yaklaşımlar’ başlığı altındaki programa Abbas Güçlü ve Prof. Dr. Necdet Tekin konuşmacı olarak katıldılar.

ABBAS GÜÇLÜ: BU SINAV SİSTEMİ İLE OLMAZ

Programdan önce Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi’ni gezen Abbas Güçlü Prof. Dr. Necdet Tekin Gençlik Merkezi’ndeki programındaki konuşmasında: “Müthiş bir tesis. İyi yetişmiş, eğitimli personelle yönetilmeli” dedi. Güçlü konuşmasının devamında “Sınavlarla Türk eğitim sistemini ölçmeye kalkmayın. Dünya yapay ve dijital zekayı konuşuyor. Bütün dünyada eğitimde oraya doğru gidiyor. Biz henüz eğitim sistemini konuşamıyorken yapay zekayı nasıl yakalayacağız. Bu sınav sistemi ile hiç olmaz” ifadelerini kullandı.

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN EN BÜYÜK BELASI SINAVLAR

Güçlü, söyle devam etti: “Bu yıldan itibaren Türk eğitim sisteminin en büyük belası sınavlardır. Karşı iseniz eğer düzeltmek için çaba harcayın. Bugünün dünyası kalıpları yıkılmış gençlik istiyor. Üniversitelerde bu yıl 322 bin kontenjan boşaldı. Yani yüzde 70’i boş. Demek ki İmam Hatipleri de istemiyor bu halk. 322 bin kontenjanı boş bırakan YÖK benim geleceğime nasıl yön verebilir. Amerika neden güçlü? Dünyanın en iyi üniversitelerinin 10’undan 8’i orada. 20 milyon öğrencimiz var ama eğitim Türkiye’nin gündemine gelemiyor. Medya olarak biz de çok pespayeyiz. TV’de eğitim ve bilim programları yok.

ANKARA TÜRKİYE’Yİ KOLAY KANDIRIYOR

Türkiye’nin en büyük sorunu sosyolojik sorunlar. Şimdiye kadar gelmiş Milli Eğitim bakanlarının hiçbiri eğitimle ilgili değildi. Yapılan tüm projeler çöpe atılıyor. Ankara Türkiye’yi kolay kandırıyor. Çünkü oturup düşünmüyoruz. Derhsaneleri bırakın. Milli eğitim iktidarların inisiyatifine bırakılmamalı. 15 yılda eğitim büyük zikzaklar çizdi. Metin Bostancı gelmiş geçmiş en kötü bakan diyordum. Ondan daha beterleri geldi. Herkes okuyacak diye bir zorunluluk yok. Herkes yeteneğine ve ilgi alanlarına göre yetiştirilmeli. Tek tip insan yetiştirmekten artık vazgeçin. Önce bizim bu yanlıştan kurtulmamız gerekiyor. Eğitimdeki bu kandırmacadan vazgeçmemiz lazım. Şu sınav sisteminden kurtulun. Bırakın dershaneyi, kursu. Bu sınav sistemi ile olmaz!

NECDET TEKİN: EĞİTİM DÜKKAN DEĞİL

Eğitimin mutlaka çağdaş ve yansız olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Necdet Tekin: “Bizim eğitimimiz buna cevap veriyor mu? Maalesef veremiyor. Bütün dünyada iş bulabilecek insan kapasitesi son 15 yılda giderek azaldı. Bizim müfredatımız sadece Türkiye’de iş bulabilecek insan yetiştiriyor. Bazı düsturlarımız olmalı. Sayın Cumhurbaşkanı ise ‘dindar ve kindar nesil yetiştiriyoruz’ diyor. Eğitim neresinden tutulacağı artık belli olmayan bir konu. Sayın Cumhurbaşkanı: ‘ben TEOG istemiyorum’ dedi. 6 saat sonra TEOG kalktı. Eğitim dükkan değil. Sabah açıp akşam cirosunu görebileceğin. Bir değişiklik yapıldıysa da bir nesil sonuçlarını görmek gerekir. Eğitim neresinden tutulacağı artık belli olmayan bir konu. 7-8 yıldır TÜBİTAK tarafından liselerde yapılan projeler var. Bu projeler açığa çıktığında, dua okuyarak büyüyen fasülyeler gibi projeler olduğunu görüyoruz” dedi.

SÖZCÜ