EĞİTİM: İlk dava açıldı!

Müfredatın iptali için ilk dava açıldı. 18 Temmuz’da Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan ve bu yıl 1, 5 ve 9’uncu sınıflar için uygulamaya geçilecek olan yeni müfredatın iptali için bir veli Danıştay’a dava açtı. Açıklandığı günden beri tartışılan ve çok fazla tepkiye neden olan yeni müfredat için Hülya Şen, Danıştay’a yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtı. Avukat Can Atalay tarafından açılan davada 18.7.2017 tarihinde Milli Eğitim Bakanı tarafından açıklanan ilköğretim ve orta öğretim kurumları müfredat değişikliğinin öncelikle ve ivedilikle, idarenin ilk savunması beklenmeksizin yürütmenin durdurulmasına ve yargılama sonucunda iptaline karar verilmesi istendi.

Sosyal Haklar Derneği tarafından da takip edilecek olan dava dilekçesinde, “İlkokul ve ortaokul düzeyinde 17, lise düzeyinde 24, imam hatip ortaokulu ve imam hatip lisesi düzeyinde 10 olmak üzere toplam 51 ayrı, sınıflar esas alındığında ise 176 müfredat değişikliği yapılmıştır. Yapılan değişikliklerle ‘Laik ve Bilimsel Eğitimden’ uzaklaşılmıştır” ifadeleri yer aldı.

ÇOCUK HAKLARI İHLALİ

Eğitim hakkının Türkiye’nin de taraf olduğu birçok uluslararası sözleşme ile korunmakta olan temel bir hak olduğuna işaret dilen dava dilekçesinde, eğitim hakkına yapılan her türlü aleyhe değişikliğin aynı zamanda çocuk hakları ihlali niteliğinde olduğu vurgulandı.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na temelde aykırılık teşkil eden müfredat değişikliğinin kabulünün mümkün olmadığının altı çizilen dava dilekçesinde, “ T.C Anayasası m. 42. …. ‘ eğitim ve öğretim Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır’ maddesi ile devlete pozitif bir sorumluluk yüklemiştir. Milli Eğitim Temel Kanunu ile doğrudan bağlı olan Milli Eğitim Bakanlığı, açıklanan müfredat değişikliği ile Temel Kanun ve mevzuata aykırı idari işlem yapmıştır. Milli Eğitim Temel Kanunu Madde 2 – Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; ……… insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek maddesi ile laik, sosyal bir hukuk devleti olduğu benimsenmiş fakat Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hukuki sınırlamalar görmezden gelinmiştir” denildi.

ANAYASAYA AYKIRI

Dava dilekçesinde, “Hayatın Başlangıcı ve Evrim” ünitesinin ders kitabından çıkarılmasıyla “Çağdaş bilim ve eğitim esası” eğitim hakkının engellendiği kaydedilirken, “Oysaki Anayasa m. 42 ‘Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.’ Maddesi ile Anayasa genelinde ve tüm kanunlar özelinde Eğitim ve öğretimin sınırları çizilmiştir. Bu esasların dışına çıkmak açıkça Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırıdır.
Türk Dili ve Edebiyatı alanındaki değişikliklerde Atatürkçülük kavramına yer verilmemiş olup, yeni programın 7. Bölüm 68.sayfasında söylev konusunda iki örnek verilmiştir. Nutuk ve M. Kemal Atatürk’ten söz edilmemiştir. 47.sayfadaki 4.ünitede (Destan/Efsane) ’15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri’ başlıklı bir yazı yazılması istenmektedir. Ancak bu gerekliliğin ön görüldüğü yeni programda Kurtuluş Savaşı’na ilişkin tek bir ibare bile bulunmamaktadır” denildi.

SÖZCÜ