SİYASET: Bahçeli referanduma vize verdi

MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli MHP grup toplantısında ‘başkanlık sistemi için referanduma dilmesine vize verdi. “Millete görüş sormakta sakınca yoktur” dedi.

Bahçeli’nin konuşmasında öne çıkan başlıklar:

Suriye meçhule sürüklenen metruk bir tekne gibidir. Halep feryat figan kan ağlmaktadır. Hastahaneler hedef alınmaktadır.Ha lep emniyette olmayınca Gaziantep ve Hatay’da tte tehdit altındadır.

Dünyanın diğer ucundan Ortadoğu’ya kalkıp gelen ülkelerin Türkiye’nin çağrı ve taleplerine kulak tıkaması işgüzarlıktır. Bunlar Türk İslam alemine fitne aşılamışlardır.

İslam toplumlarının artık Haçlı projelerinin ablukasından sıyrılıp belini doğrultması elzem hale gelmiştir. Bölge halklarının geleceği buna bağlıdır. Türkiye’nin içe kapanması mümkün olmadığı gibi doğru da değildir. Sorumluluklar, ABD istedi, Almanya buyurdu, Fransa zorladı diye yok sayılmayacaktır. Belirlenmiş yüksek ve milli siyaset duruşunu coğrafyadan alır.

Son vatanımızda yaşıyor olmamızın bir jeopolitiği vardır. Bunların çarpıtılması, sadece komşu ülkelerle ilişkilerimizin kesilmesine yol açmayacak, vatanımızı kaybetmemize sebep olacaktır. Misaki Milli muhteşem dirilişin belgesidir. Geri çekilme akışına son vermek için Misakı Milli’nin kaleme alındığı bir gerçektir.

Daha önce söyledim, anlamlamada güçlük çekenlere tekrar hatırlatıryorum. Misakı Milli mülkü millettir.

MUSUL OPERASYONU

Uzun bir süredir konuşulan Musul operasyonu devreye alınmıştır. 2 yıla aşkın süredir Musul canilerin kontrolündedir. Gözü dönen bayraklarında siyahlık kadar gönülleri kararan teröristler Musul’a kastetmiştir. Türkiye’ye karşı ileri geri konuşan Irak Başbakanı İbadi, ilk saatlerinde zafer vaktinin geldiğini duyurmuştur. İbadi, Musul’a sadece Irak ordusu ve polis güçlerinin gireceğini söylemiş, ülkemize hadsizce pozisyon hatırlatması yapmıştır. Musul’u bir avuç IŞİD’li çapulcuya bırakan İbadi’nin komşuluk hukukuna riayet etmediği açıktır. Bunlar hem kel, hem foduldur. Bize göre Musul’dan IŞİD’in sökülüp atılması mutlak suretle şarttır.

Musul’un 10’u aşkın köyünün IŞİD’den alındığı iddia edilmektedir. Bunlar oluyorken düzenlenen intihar saldırısında 70 Iraklı asker hayatını kaybetmiştir. Musul operasyonunun başını ABD çekmektedir. 30 bini bulan kara gücü bulunmaktadır. PKK’lı teröristlerle birlikte Haşdi Şafi birliklerinin de operasyona katılacağı söylenmektedir. Bu nasıl iştir, PKK’nın ne işi vardır? Irak Başbakanı kendi topraklarındaki teröristleri görmeden ‘Türkiye’ye gelme’ demesini nasıl hak görmektedir. İbadi’nin yolu yol değildir.

Ülke olarak güvenliğimizi, toprak bütünlüğümüzü görmezden gelemeyiz. Türkmeneli’ni çaresizliğe terk edemeyiz. Kerkük Türktür, Musul, Telafer Türk’ün öz yurdudur. Bize ‘Ne işiniz var Musul’da’ diyenler, ahlak sahibiyse önce kendilerinin ne işi olduğunu açıklamak zorundadır. Musul’da mülteci göçü başlayınca ne olacak, terör tehdidi devam ederse müttefik ülkeler ne diyeceklerdir? Telafer’de katliam yapılırsa bunun hesabını kimler verecektir? Türkiye Musul konusunu tribünden izlememeli, geri kalmamalıdır. Bunu savaşa girelim, oldu bittiye getirelim diye yorumlanmamalıdır. Masaya yatırılmalıdır.

Bağdat’a ulaşan heyetin girişimleri ümit vericidir. Ticari, kültürel, tarihi ve manevi bağlarımızın olduğu bölge ile ilgilenmemiz kimseyi rahatsız etmemelidir. Toprak kazanmak, coğrafya büyütmek değil, bekaamıza yönelik tehditlere karşı önlemlerdir. IŞİD en çok Türkiye’ye saldırmaktadır. Pazar günü Gaziantep’te yaşanan canlı bomba eylemi bunun en somut örneğidir. Türkiye’yi fanusa sokmak isteyenler heves etmesin, Musul bizim asıl meselemizdir. Cumhurbaşkanının Misakı Milli hatırlatması yerindedir.

Musul’a Teksaslı gelecek, biz gelemeyeceğiz öyle mi? Biz üst akıl falan tanımayız, takmayız, üstü altı bilmeyiz. Aklı olan varsa ya göle kaçsın, ya da kendisine saklasın. Türk milletinin aklına, irfanına inanır, kargadan başka kuş tanımayanlara kartal pençesini heyecanla hatırlatırız.

ÖSO, Dabık köyünü kontrol altına almıştır. Türkiye koalisyona destek vermektedir. Sınırlarımızdan 90 kilometre boyunca ve 20 kilometre derinliğinde IŞİD unsurları temizlenmiştir. YOG hala Fırat’ın batısındadır. IŞİD’in atıldığı yerlere YPG’nin yerleşmesi bir şey değiştirmeyecektir. ABD’nin, YPG ile irtibatı kesilmeden IŞİD’e karşı yürütülen operasyonların kalıcılığı olmayacaktır. YPG/PYD, IŞİD, FETÖ Türkiye’nin düşmanlarıdır. YPG/PYD’ye uzatılan her el polislerimize, Mehmedimize sıkılan kurşun bombadır. ABD’nin buna hakkı yoktur. ABD’nin YPG’yi kanatları altına alması insanlık haysiyetine zıtlık içerecektir. Terör örgütlerinin iyisi kötüsü olmaz. Böyle bir tasnif terörizme ön açmak demektir, uluslararası hukukta cinayete azmettirmek demektir.

Başika’dan dönüş yapmak kabus demektir

“Başika, bekamızın kilit noktalarındandır; terk etmek, boşaltıp dönüş yapmak kabus demektir. Türkiye, meşru müdafaa hakkını kullanmak durumundadır. Irak Başbakanı İbadi ister kabul etsin isterse etmesin, büyük devlet olmanın vakar ve haysiyeti bunu gerektirmektedir.”

(Başkanlık sistemi ) Millete görüş sormakta sakınca yok.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “MHP, parlamenter sistemin revize edilip reforma tabi tutularak devamından yanadır. Ancak milletimize görüş sormanın, fiili çelişkiyi sona erdirmeyle ilgili müdahil olmasını istemenin hiçbir mahsurlu ve sakıncalı tarafını da görmeyecektir. Türk milletine güveniyorum, AKP’nin Anayasa hazırlığını TBMM’ye getirmesi, ilke ve hassasiyetlerimizi gözetmesi halinde, sağlıklı ve makul bir neticenin alınacağına inanıyorum.”

Geçen haftaki grup toplantımızda yeni anayasa değerlendirmesi tartışılmıştır. Başkanlık sistemine destek verip vermediğimiz gündemi işgal etmiş, niyet okucuları niyet okumuştur. Bereket versin biz ne dediğimizin bilincindeyiz.

Türkiye’de fiili bir durum vardı ve bu çözülmelidir dedim. Sayın Cumhurbaşkanı fiili başkanlık yapmaktadır. Ya Cumhurbaşkanı başkanlık yapmaktan vazgeçsin ki bizim için doğru olan budur. Bunları anlamayan varsa heceleye heceleye alfabeyi öğretmeye hazırım. AKP’nin başkanlık sistemiyle ilgili inadı sürecekse, o zaman karşınıza iki seçenecek çıkacaktır yorumunu yaptım. Bir anayasa hazırlığı varsa, anlaşılan maddelerle TBMM’ye getirmelidir. Bu anayasa değişiklik teklifi TBMM Genel Kurulu’nda ya 367’yi aşacaktır, ya da 330’un üzerinde kalarak referanduma sunulacaktır.

Bunun üzerine komut almışçasına sırayla saldıranlardan öylesine sözler duyuldu ki şaşırmamak imkansızdır. ‘Stepne’, ‘baston’, ‘kurtarıcı meleği’ dediler. Bindiğimiz dalı kestirdiğimizi uydurdular. AKP’ye pas verdiğimizi dillerine doladılar. Ahmak ata binerse bey oldum sanırmış. Şalgam aşa girerse yağ oldum sanırmış. MHP’nin ne dediği bellidir. Hükümet sistemi üzerinde yapılan tehlikeli oyunlar, rejim krizine dönüşecektir. Ya fiili durum düzelsin, ya da fiili durum hukuki durum kazansın anayasa ihlalleri son bulsun. Millete sormanın hiçbir mahsuru yoktur.

Biz ezelden ebede Hakkın yolunda, milletin yanındayız. Halkın partisi olduğunu söyleyen CHP niye celalleniyor. HDP’nin aparatı, PKK’nin sim kartı olurken bir şey olmuyor da, biz bir teklifle gelince mi kıyamet kopuyor. Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olurmuş. Demirin tavında dövüleceğini söylüyoruz. Hukuksuzluğun bir devlet kaybına yol açabileceğini vurguluyoruz.

CHP’li sözcülere ekran ve televizyonda saldırgan tutum takınanlara ne desek boş. CHP ve yandaşları düğüne giderler zurna beğenmezler, hamama giderler kurna beğenmezler. Bunlar MHP’yi tanımıyorlar, bilmiyorlar. Bölücüler, kendilerine aydınlıkçı diyenler birbirlerini göre göre duya duya zifte bulanmıştır. CHP’nin bu tuzağa düşmesi siyasi geçmişine haksızlıktır. İçleri çıpıt çarşısına dönenlerden öğrenecek bir şeyimiz yoktur. Şartlar oluşursa aziz milletimize sorunların çözümü için müracaat etmekten vazgeçmeyiz. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. Gerekirse zahmet çekeriz, çileye katlanırız. Türkiye’nin siyasi istikrarı için üzerimize düşeni yaparız. MHP mevcut sistemin revize edilmesinden yanadır.” Kaynak: Milliyet