SİYASET: Kararını canlı yayında açıkladı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, AK Parti’den gelecek dokunulmazlık kaldırmada ‘bakanları dışarıda tutalım’ teklifine evet diyeceklerini açıkladı. Kılıçdaroğlu gerekçelerini, “Yolsuzluğu parlamentoda milletvekili yapmaz. Bakan yapar. Biz buna ‘evet’ diyeceğiz. AK Partililerin yüzlerini ortaya çıkarmak için” diye açıkladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN Türk’te yayınlanan Tarafsız Bölge programına katıldı. Kılıçdaroğlu dokunulmazlıklar, Karaman’da çocuklara cinsel istismar ve kimlik bilgilerinin çalınmasıyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP Lideri özetle şunları söyledi:

BEDEL ÖDEMEYE HAZIRIZ

“(Dokunulmazlıkların kaldırılması)Üç ayrı teklif götürdük. Anayasanın 83. maddesini yeniden kaleme alalım kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıkları kaldıralım’ dedik. Yolsuzluğu parlamentoda milletvekili yapmaz. Kim yapar, bakan yapar. ‘Bakanların da dokunulmazlığını geçici olarak kaldıralım’ dedik, o teklifi verdik, ‘biz hemen evet deriz’ dedik. Bakanları bunun dışında tutalım diye bir teklif geldi. Biz buna ‘evet’ diyeceğiz. Neden diyeceğiz? Gerekçesi AK Partililerin yüzlerini ortaya çıkarmak. Niye getiriyorlar bunu. Asıl mesele HDP’lileri yargılamak. Biz ‘hayır’ desek, ‘vay HDP’lileri destekliyorlar’ diyecekler.

Bağımsız olmayan bir yargı herhangi bir yazarı çizeri hapse atıyor biz buna itiraz ediyorsak, bir siyasetçi de bunu göze almalı. Biz bunu göze aldık. 4 akademisyen hapiste bildiriye imza attılar diye. Terör örgütünün üyesine taziye ziyareti yaptılar. Ee AKP’liler de gitti niye itiraz etmediler. Biz bunu göze aldık. Bu süreci daha sert geçiştirmezsek geniş kitleleri ayağa kaldıramayız. Nasıl bu ülkede demokrasi mücadelesi verilirken aydınlar bedel ödüyorsa, biz de bedel ödemeye hazır olmak istiyoruz. Bakanların dokunulmazlıklarının kaldırılması lazım. Biz korkmuyoruz diyor. Sen korkuyorsun. Sen yukarıdan talimat aldığın için korkuyorsun. Eğer yürekliyseler bakanların dokunulmazlıkları kaldırıyoruz, hodri meydan desinler. Anayasaya aykırı bir düzenleme geliyor. Buna rağmen diyoruz ki bir bedel ödeyeceksek biz bu bedeli ödeyeceğiz.

BUGÜNE KADAR ÇOK KİBAR GİTTİK

Şu anda Türkiye bir darbeyi yaşıyor. 12 Eylül yargısı daha iyiydi. Yani ülkede yargı yok zaten. Bunu ben de biliyorum, herkes biliyor. HDP de dokunulmazlık teklifine ‘evet’ demeli. (Savcılar AK Parti için süreci işletecekler mi) Savcıların bu süreci işletmeyeceğini hepimiz biliyoruz.

14 yılda ahlaki yapımızda bir yozlaşma oldu. Bunun tamamı din adına yapılıyor. Bunların dini de kitabı da yok. Din bu kadar istismar edilir mi? Hırsızlık yapıyorsun ‘Allah adına yaptım’ diyorsun. Bunu nasıl yaparsın sen ya? Hukuk içinde kalarak biz bunu her yerde göstereceğiz dilimizi sertleştireceğiz. Bu zamana kadar çok kibar gittik. Yolsuzluklar oluyor, çocuklara tecavüz ediliyor bunun üstüne gidin diyoruz. Siz ne derseniz deyin biz bildiğimizi okuyacağız diyorlar. Kendilerine özgü bir sultanlık sistemi getirmek istiyorlar, biz buna izin vermeyiz.

KIZLIK SOYADLARI DA OLURDU

(Kimlik bilgilerinin sızdırılması) Bunların tek hedefi var CHP’yi nasıl suçlarız. Buyurun delilleri getirin. Hayatımda bu kadar saçma bir şey duymadım. Bizim yaptığımız bir çalışmada AKP’nin bir il örgütünden sızdırıldığı bilgisi geldi. Ama net olmadığı için söylemiyorum. CHP’den sızsaydı, evlenen kadınların kızlık soyadları da olurdu. Bizde vardı o bilgiler. Bütün kişisel bilgileri siz pazara sürdünüz.”

HERKES ENSAR’I, BEN ÇOCUKLARI SAVUNDUM

“Birgün gazetesinde 12 Mart tarihinde yayınlandı. 16 Mart’ta savcılık gizlilik kararı koydu. Kadın milletvekillerimizden oluşan heyet gönderdik. Raporu okuduğumda içim kan ağladı. Hiç ses çıkarmadım. Aileden sorumlu bakan bir cümle kurdu bunu okuyunca ‘nasıl bir bakan, nasıl bir anne’ dedim. Psikologlar dediler ki bu konularda en tehlikeli sözcük ‘bir sefer’ sözcüğüdür. Ben emin olun daha hafifini söylemişim. Üç hafta sonra Lale Hanım’ın konuşmasının kamuoyunda etkisinden dolayı hadi araştırma komisyonu kuralım dediler. Başbakan kalktı Ensar’ı savundu, aileden sorumlu bakan Ensar’ı savundu Cumhurbaşkanı Ensar’ı savundu, Bakanlar Ensar’ı savundu. Müsaade edin de çocukları ve aileyi ben savunayım. Evet Ensar’ın önüne yattılar. Bakan bakandır, kadın erkek ayrımı olmaz. Ensar’ı savunuyorlar. Nesi var savunulacak? Ensar’ı korumaya yönelik bir konuşma yapınca kan beynime sıçradı. Önüne yatmak, iki anlamı vardır; mesela ‘TOMA’nın önüne yattı.’ İki, bir kişinin, kurumun önüne koruma amaçlı yatmak. Bunu başka türlü anlamlandırmak konuyu başka yöne saptırmak için gerekçe. Bize sökmez bu. Onların bakanları kullanırken bunu, niye bir şey demediler. Siyasi sapık kendisi örneği de gayet net koydum. Namusun şerefin üstüne yemin ettin mi tarafsızlık için. Tarafsız davranıyor mu? Demek namus yok, şeref yok. Tansiyon yüksekse düşürmesi lazım. Ama bu tam tersini yapıyor, çıtayı yükseltiyor. İstediği kadar yükseltsin, ben daha fazla yükselteceğim. Bu evler kaçak, vali, emniyet müdürü, bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı biliyor mu, biliyor. Ensar doğru düzgün bir vakıf olsaydı kaçağa başvurmazdı. 10 bin kaçak yurt mu olur? Türkiye’nin her tarafında var.”