Beşiktaşlı duruşu

Beşiktaş’ın genel gelişim sürecini Fikret Orman’la birlikte olumlu buluyorum. Beşiktaş’ın kendi öz değerlerine daha dönük davrandığı kanaatindeyim. Hem Beşiktaş’ın duruşuna daha yakın hem de Beşiktaş’ın sorunlarına bugün daha çözüm odaklı bir yönetim yapısı ile karşı karşıyayız. Burada önemli üç şey var bunlardan biri en önemli belki de Beşiktaş’ın burada borç stokunun eritilmesiydi. Bu konuda bugüne kadar gösterilmiş olan performans Beşiktaş’ın içinde bulunduğu olanaklar ile mukayese edildiğinde tatmin edicidir. Çünkü Beşiktaş’ın gelirlerinin çok önemli bir bölümü temlikteydi ve bu temlik sürecinde Beşiktaş’a yeni gelir kaynakların yaratılması gerekiyordu. Bu konuda yönetim başarılı olmuştur diye düşünüyorum. İkinci önemli şey de Beşiktaş’a tesis kazandırmak. Tesis kazandırılması noktasında da en önemli odak noktası Beşiktaş’ın İnönü stadının yeniden inşaa edilmesiydi. Hem siyasi olarak hem de rantiyeciler açısından son derece olumsuz bir döneme tekabül etti. Ancak buna karşın hakikaten bıçak sırtı olan bu sürecin de yönetim tarafından ince bir diplomasi ile götürüldüğü kanaatindeyim. Tabi ki eleştirilerim var bu eleştirilerim içerisinde en temel nokta Beşiktaş’ın Beşiktaş’ta var olan bütün çalışmaların ve çabaların bir ekip çalışması olduğu gerçeğinin altının daha çok çizilmesinden geçiyor. Ben yerine biz dilinin kullanılması ve bunun bir takım ruhu içerisinde gerçekleştirildiğinin altının çizilmesi Beşiktaş kulübü içerisinde hem motivasyonu, yönetim yapısı içerisinde
hem de gerçekliği daha iyi ortaya koyacaktır diye düşünüyorum.

PROVoKASYONA UĞRADIK
Beşiktaş çok büyük bir provokasyona uğradı. Tıpkı 2004’te Samsun maçında olduğu gibi. 4 maç üst üste alınan galibiyet artı Olimpiyat Stadı’nda beklentilerin çok ötesinde bir katılımın gerçekleşerek Beşiktaş taraftarının kulübüne sahip çıkmış olması Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi atmosfer üst üste gelince Beşiktaş’a dönük bir provokasyon kaçınılmaz olmuştu. Provokasyon Galatasaray maçında gerçekleştirildi. Ve Beşiktaş bir tribülansa girdi. Bu tribülans gerek 4 maçlık ceza gerek hocaya verilen 3 maçlık ceza ile bir biçimde yaşanmış oldu. Bu dönemde Beşiktaş puan kayıplarına uğradı. O ilk 4 maçta gördüğümüz istikrarlı futbolundan uzaklaştı. Bunun oyuncular üzerinde de olumsuz etkileri oldu. Bu provokasyonları yapanlar açısından maksat hasıl oldu.