Son Dakika Beşiktaş (11.04.2011)

Beşiktaş Gazetesi’nde son dakika haberleri… “Ustalara Saygı” gecelerinde müzik mimarı…  Beşiktaş Adliyesi’nde yaralı martı operasyonu… Şahin, ‘Durmazgüler’e suikast’e ifade verdi…  ”Ergenekon” bombaları Adliye’de!..  Beren Saat isyan etti…   Fulya Sanat Merkezi’nde  konser…

“Ustalara Saygı”da bir müzik mimarı

Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen “Ustalara Saygı” toplantıları, 11 Nisan Pazartesi akşamı popüler müziğimizin pek çok önemli ismini kitlelerle buluşturan albüm ve şarkılarda imzası bulunan Nino Varon için gerçekleştirilecek. Faruk Şüyün tarafından hazırlanan gece, Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde (Akatlar Kültür Merkezi) saat 20.00’den itibaren takip edilebilecek. Nilüfer, Tanju Okan, Füsun Önal, Modern Folk Üçlüsü, Timur Selçuk ve Ajda Pekkan’ın da aralarında bulunduğu müziğimizin ustalarının albümlerine prodüktörlük yaparak kitlelerle tanışmalarını – buluşmalarını sağlayan Nino Varon için hazırlanan “Ustalara Saygı” gecesinde, ustanın yarım asrı aşan müzik yaşamını Atilla Özdemiroğlu, Arda Uskan, Cem Ceminay, Deniz İzgi, Fıstık Ahmet Tanrıverdi, Garo Mafyan, Hıncal Uluç, Duman grubundan Kaan Tangöze, Lale Belkıs, Mehmet Teoman, Naim Dilmener, Nejat Yavaşoğulları, Orhan Şevki ve Şanar Yurdatapan geceye katılarak seyircilere anlatacak. Nino Varon da dostlarının kendisiyle ilgili duygu ve düşüncelerine spontane yorumlarla karşılık verecek. 45’lik plakların ülkemize geldiği günlerde müziğe özel ilgisini fark eden, 23 yaşında Odeon’a girerek sayısız şarkı-albüme emek veren Nino Varon için hazırlanan “Ustalara Saygı” toplantısında müziğin de önemli bir yeri olacak. Tanju Okan’ın “Hasret”; “Çal Çingene”; “Bir Falcı Vardı”, Nilüfer’in “Göreceksin Kendini” ve Demet’in “Papatya Falları” şarkılarının sözlerine, Aşkın Nur Yengi’nin “İmkânsızım”, Nilüfer’in “Boşver” ve Tanju Okan’ın “Kime Ne” şarkılarının bestelerine imza atan Nino Varon, gecede yeni şarkılarından örnekler de yorumlayacak. Ayşe Mine, Bora Ayanoğlu, Bilgen Bengü, Demet Sağıroğlu ve Bozkurt İlham Gencer de “Ustalara Saygı” gecesini seslendirecekleri şarkılarla renklendirecek. Müziğin yanı sıra resimle de ilgilenen Nino Varon için hazırlanan geceyi Hakan Eren sunacak. “Ustalara Saygı” toplantıları 25 Nisan’da Şenes Erzik gecesiyle devam edecek.

***

Beşiktaş Adliyesi’nde yaralı martı operasyonu

Türkiye’de gündem olan önemli soruşturma ve davalara ev sahipliği yapan Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde polislere teslim edilen yaralı bir martı, adli tabiplikte görevli doktor tarafından muayene edildikten sonra veteriner kliniğine gönderildi.Beşiktaş sahilinde vatandaşlarca bulunan ve sol kanadına 3’lü olta kancası takıldığı görülen yaralı bir martı, İstanbul Adliyesinde görev yapan polislere teslim edildi. Adliye kapısında görevli polisler tarafından adliye içinde bulunan Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne getirilen yaralı martı, burada görevli doktor Berna Şenel Eraslan tarafından muayene edildi. Şubede muayenesi yapılan ve kanadına saplanan olta kancası çıkarılamayan martı, adliye polislerince görev otosuna konularak Beşiktaş’taki özel bir veteriner kliniğine götürüldü. Veteriner kliniğinde tedavi altına alınan martının, olta kancasının çıkartılması için ameliyat edileceği öğrenildi.

***

Şahin, ‘Durmazgüler’e suikast’e ifade verdi

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirilen ikinci “Ergenekon” davasının tutuklu sanığı eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin’in, Sivas’ta kuyumculuk yapan Minas Durmazgüler’e suikast yapılacağı iddialarına ilişkin yürütülen ek soruşturma kapsamında ifadesi alındı. Tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesine getirilen İbrahim Şahin, burada soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Kasım İlimoğlu tarafından sorgulandı. İbrahim Şahin, yaklaşık bir saat süren ifade verme işleminin ardından cezaevi aracına konularak tekrar Silivri Cezaevine götürüldü. Sivas’ta kuyumculuk yapan Minas Durmazgüler’e suikast yapılacağı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ve birinci Ergenekon” davası ile birleştirilen iddianamede, sanıklar Emrah Gönenci ile bir dönem Sivas Ülkü Ocakları Dergi Temsilciliğini yapan Bekir Çelik’in, ikinci “Ergenekon” davasının tutuklu sanıkları Özel Harekat Dairesi eski Başkanvekili İbrahim Şahin, Oğuz Bulut ve Ersin Gönenci ile bağlantıları olduğu belirtiliyordu. İddianamede, ikinci “Ergenekon” davasının sanığı Ersin Gönenci’nin, diğer sanık İbrahim Şahin’in yönlendirmesiyle, Sivas’ta Ermeni asıllı vatandaşların ruhani lideri konumunda bulunan Minas Durmazgüler’e yönelik suikast hazırlığı için kardeşi Emrah Gönenci’yi kullandığı ve Gönenci’nin de bu bağlamda adres araştırması yaptığı ifade ediliyordu.

Şahin bağlantısı iddianamede

Savcı Kasım İlimoğlu tarafından yürütülen soruşturmada daha önce bir iddianame hazırlanmıştı. Açılan davanın tutuksuz sanıkları Erhan Gönenci ve bir dönem Sivas Ülkü Ocakları Dergi Temsilciliğini yapan Bekir Çelik hakkında 7,5 ile 18 yıl arasında değişen hapis cezası istenen iddianame, birinci Ergenekon davası ile birleştirilme talebiyle gönderildiği İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmişti. İddianamede, Gönenci ile Çelik’in, ikinci Ergenekon davasının tutuklu sanıkları eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin, Oğuz Bulut ve Ersin Gönenci ile bağlantıları olduğu ileri sürülmüştü. İddianamede Ersin Gönenci’nin İbrahim Şahin’in yönlendirmesi ile Sivas bölgesindeki Ermeni asıllı vatandaşların ruhani lideri konumunda bulunan mağdur Minas Durmazgüler’e yönelik suikast hazırlığında kardeşi Emrah Gönenci’yi kullandığı, Gönenci’nin de bu bağlamda adres araştırması yaptığı ifade edildi.

***

”Ergenekon” bombaları Adliye’de!

Birinci ve ikinci ”Ergenekon” davaları kapsamında ele geçirilen patlayıcı maddelerle ilgili hazırlanan bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin ara kararı üzerine birinci ve ikinci ”Ergenekon” davaları kapsamında, sanıklardan ele geçirilen patlayıcı olduğu iddia edilen maddelerden, bu özelliğe sahip ve muhafazası tehlike oluşturabilecek nitelikte maddelerle ilgili tüm emanet eşyası üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi tamamlandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkan Yardımcısı olan bomba uzmanı Cengiz Özdemir ile Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığında görevli patlayıcı madde uzmanı Jandarma Yüzbaşı Murat Durdu tarafından hazırlanan rapor, 522 sayfa ve 6 bölümden oluşuyor. Raporda, Beşiktaş Adliyesi adli emanet deposu, Bakırköy Kadın Cezaevindeki jandarmaya ait adli emanet deposu, Hadımköy’deki İstanbul 1. Mühimmat Bölge Komutanlığı deposu, Kırıkkale Yahşihan Mühimmat Ana Depo Komutanlığında bulunan patlayıcı maddeler ve mühimmatın incelendiği belirtilerek, bunların aynı zamanda kamera kaydının alındığı ifade edildi. Naip hakimler ve keşfe katılanlar huzurunda keşif çalışmasının yapıldığı kaydedilen raporda, sanık ve avukatlarının dosyadaki patlayıcılar konusundaki itirazları ve mahkemenin sorularına karşı el bombaları konusunda açıklamalara yer verildi.

BOMBALAR İMHA EDİLDİ
Raporda, Bakırköy Kadın Cezaevinde jandarmaya ait adli emanet deposunda yer alan Cumhuriyet gazetesine 5 ve 10 Mayıs tarihlerinde atılan, ancak patlamayan el bombalarının ateşleyici fünyeleri ile gövde içerisinde bulunan TNT maddesinin patlama riskinin bulunduğunun belirtilmesi üzerine imha edildiği kaydedildi.

İmha görüntülerinin de yer aldığı raporda, imha işleminin İstabul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla 16 Ekim 2010 tarihinde Kayabaşı Toplu Konut arazisinde (Eski Çakıcı Taş Ocağı Mevkisi) uçlarına saniyeli fitil takılarak gerçekleştirildiği vurgulandı. Raporda, sanıklardan Oğuz Bulut’a ait olduğu iddia edilen 2 adet el bombası ve fünyelerinin de imha edildiği kaydedildi.

İmha işlemi İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Müdürlüğünden Raşit Sedal yönetimindeki ekip tarafından gerçekleştirildiği kaydedilen raporda, TNT kağıt üzerine dökülerek yakılırken, yanmanın kuvvetli ve hışırtılı bir sesle olduğu anlatıldı.

Raporda, Cumhuriyet gazetesine atılan ve patlamayan birinci ve ikinci bombaların MKE üretimi, savunma tipi el bombası olduğu belirtilerek, TNT dumansız baruta göre daha güçlü bir patlayıcı madde olduğundan bir miktar TNT yerine dumansız barut kullanılması nedeniyle patlama anında bombanın standart etkisinden daha az etki yapabileceğinin değerlendirildiği vurgulandı.

UZUN YILLAR PATLAYICI ÖZELLİĞİNİ KORUR
Raporda, genel olarak mühimmatların patlayıcı özelliğine ilişkin de ”Uzun yıllar su altında kalma gibi bir durum sonucu oluşacak korozyon ile metal kısımların eriyerek içlerindeki patlayıcı kimyasalın doğrudan suya maruz kalması durumu hariç, uzun yıllar boyunca bir mühimmatın patlayıcı özelliğini koruyacağı değerlendirilmektedir” ifadelerine yer verildi.

Raporun sonuç bölümünde, Beşiktaş Adliyesinin adli emanet deposunda yapılan keşif sırasında ise Ümraniye’de ele geçirilen 27 adet el bombasının bulunduğu sandığın üzerinde ıslak mendille yapılan temizlik sonrası, ön yüzeyindeki baskı siyah yazı ile ”ZZ SAKIR ISTANBUL 1935” harf ve rakam grubu ile kapak üst yüzeyinde ”ALIBI, S.NO.001” yazılarının görüldüğü anlatıldı.

Bu yazılardan hareketle, Şakir Zümre Patlayıcı Fabrikasında 1935 yılında TNT tahrip kalıplarını ambalajlamak için üretilen ”Tahrip Kalıbı Sandığı” olduğunun değerlendirildiği belirtilen raporda, Emniyet Genel Müdürlüğü Bomba Bilgi Merkezi kayıtlarının tetkiki sonucu, 23-30 Nisan 2006 tarihlerinde de Mersin’de TNT patlayıcı madde kalıpları bulunduğunun belirlendiği kaydedildi.

Raporda, ”Bu malzemeler arasında bulunan 1 adet DM 41 el bombası ile Ümraniye’de bulunan 1 adet DM 41 el bombasının benzerlik gösterdiği, yine bu malzemelerden bazılarının dosya kapsamındaki Fikret Emek’ten ele geçirilen malzemelerle de benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

CUMHURİYET GAZETESİNE ALTILAN EL BOMBALARI
Ümraniye’de ele geçirilen el bombalarından ”M26” el bombalarından ”FUZE M204A1 LS-2-64 12-52” numaralının 1952 yılının 12. ayında üretildiği, ”FUZE M204A1 LS-2-95 3-53” numaralının 1953 yılının 3. ayında, ”GRENADE HAND FRAG M26 5-53”ün, 1953’ün 5.ayında, ”FUZE M204A1 LOT FJZ-2-286 NOV 1953”ün 1953 Kasım ayında üretildiği kaydedildi.

Zir Vadisi’nde yapılan aramada ele getirilen M49 Yüzey Aydınlatma tuzaklarının 1953 yılı Kasım ayında, M26 el bombalarından 1955 yılı Ekim ayında, ”FUZE M204 a2 LS-10-24 11-54” numaralının 1954 Kasım ayında, Eskişehir’de ele geçirilen 210 gramlık TNT kalıplarının 1950 yılında üretildiği ifade edilen raporda, üretim yılları açısından değerlendirildiğinde 1950-1955 yılları arasında üretildiklerinin dikkat çektiği anlatıldı.

Cumhuriyet gazetesine 05 Mayıs 2006’da pimi çekilmeden atılan el bombası olayı ile 11 Mayıs 2006 tarihinde atılan ve patlayan el bombalarının kafile numaraları ile Fikret Emek’ten ele geçirilen bir adet el bombasının kafile numarasının aynı olduğu vurgulandı. Raporda, 10 Mayıs 2006’da atılan ikinci el bombasının fünye grubunun M204 A2 KF MKE 173-9-85 ibareli olduğu, Ümraniye de ele geçirilen iki adet el bombasının fünye grubunun üzerinde TAPA M204 A2 KF-MKE-169 5-85 ibareleri bulunduğu belirtilerek, üretim yılları açısından benzerlik olduğu kaydedildi.

***

Beren Saat isyan etti

Magazin dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri olan güzel oyuncu Beren Saat, yönetmen sevgilisi Levent Semerci’den ayrıldığı iddiaları karşısında isyan etti. Fatmagül’ün Suçu Ne?’ dizisiyle gündemdeki yerini korumaya devam eden Beren Saat,önceki gün Akmerkez’de alışverişteydi. Yaklaşık 5 saat alışveriş yapan Beren Saat bir mağazada yaklaşık bir saat ayakkabı baktı. Bir saat sonunda ise Beren Saat ancak bir çift ayakkabı aldı. Milliyet’in haberine göre alışverişin ardından yemek arası veren Saat, daha sonra Celile Toyon, Nurgül Yeşilçay ve Nejat İşler’in rol aldığı “Çınar Ağacı” filmini izledi. Beren Saat, gazetecilerin sorularını ise kısa açıklamalarla yanıtladı. Yaklaşık 2 yıldır birlikte olduğu yönetmen Levent Semerci’yle hakkında çıkan ayrılık söylentilerine de isyan eden Saat, “Tabii ki birlikteyiz, ayrılmadık” diye konuştu. Beren Saat, gazetecilerin diğer sorularını

***

Sapphire’in 47’inci katında film çekimi

Kıvanç Tatlıtuğ’a çekimlerde Brezilyalı model Guisela Rhein eşlik etti. İki gün süren reklam filmi çekimlerinin çok keyifli geçtiğini söyleyen Kıvanç Tatlıtuğ, “Ekiple birbirimizi çok iyi anlıyoruz. Bir oyuncu olarak içinde yer almaktan heyecan duyduğum senaryolarla karşıma çıkıyorlar. Jean giymek benim için zaten vazgeçilmez, bu filmde bol bol giydim. Özel hayatımda araba kullanmayı çok seviyorum, çekimler sırasında, bir gece boyunca, araba kullandım. Her şey çok doğal geliştiği için, ben de rahat ve kendim gibiydim. Filmin arkasında, çok başarılı, dünya çapında profesyonel bir ekip var. Görüntüsüyle, hikayesiyle, müziğiyle ve esprileriyle bu film çok konuşulacak” dedi. Senaryosunu Ali Taran’ın yazdığı, yönetmenliğini Cemal Alpan’ın yaptığı reklam filminin çekimleri, Maslak, Beşiktaş tünel hattında ve Sapphire’in 47’inci katında gerçekleşti. İki aylık bir casting çalışması sonrasında seçilen Guisela Rhein, çekimler için Türkçe dersi aldı. Stil danışmanlığını dünyaca ünlü Carlo Alberto Pregnolato’nun yaptığı reklam filminin müziğiyse Jinlehouse-Ömer Ahunbay tarafından özel olarak hazırlandı.