Karizma Quaresma!

Maça giderken yanında fotoğraf makinesi ya da video kamerasını yanında götüreceksin. Quaresma gibi bir futbolcun varsa onun her enstantanesine ‘hatıra kaydı’ yapacaksın. Gol atıyor estetik, gol attırıyor estetik, çalım atıyor, rakibini sekiz yapıyor… Bir ressamın eline fırçasını alıp resim yaptığı gibi Quaresma da topu ayağına alıp futbol sahasında resim yapıyor. Helsinki takımı bu maça dezavantajlı başladı. Gol yemeden gol atması lazım. Bunu başaramadı, üstelik oyunun başlarında bir de gol yedi. O dakikadan sonra da bu maç skor anlamında Helsinki için bitmiş oldu. Schuster her hafta elindeki geniş kadroyu iyi kullanmaya calışıyor. Kazandığın müddetçe de haklısın, öyle de oluyor.
Ancak şunu da unutmamak gerekir, bu kazanılan maçlardan da dersler cıkarmak lazım.
Bu maçdaki ders de bu takımın belli bir omurgası var. Bu omurgayla çok oynamayacaksın.

AURELİO, NECİP’İ ATEŞLEDİ
Zapotocny ve Ferrari birlikte iyi anlaşıyorlar.
Önlerinde Ernst ve Necip, biraz daha önlerinde Guti ve en sonda Bobo. Çizelge üç asağı beş yukarı belli. Ufak tefek değişiklikler yapabilirsin ama bu bölgedeki oyuncuları fazla yerlerinden etmeyeceksin. Sonra sıkıntı yaşarsın.
Guti yavaş yavaş kendini buluyor ve güçleniyor.
O güçlendikçe takım da daha iyi bir organizasyon içine giriyor. Schuster oyunun neticesini eline alınca, bazı futbolcularını dinlendiriyor ve bazı futbolcuları oyuna alıyor.
Bu da önemli. Yani yedekte oturan oyuncu da küsmüyor. Sürekli bir heyecan içinde bulunuyor.
Bu takıma yeni transfer Aurelio da geldi, o da güç katacak. Bu maçta bile Necip’i ateşledi. Necip çarpı iki yaptı, çok iyi futbol sergiledi.
Gruplara kalındı… Hayırlı uğurlu olsun. Esas mücadele şimdi başlayacak.

Posted in Genel