SAYI 284

Destek hazır
Gündelik aktivitelerde bulunmak, dertleşmek ve neşeli vakit geçirmek için artık yalnız değilsiniz. Beşiktaş’ta sosyal sorumluluk projesi olarak hizmete giren yaşam evlerinde psikolog desteği de dikkat çekiyor. Beşiktaş Belediyesi’nin hizmet projelerinden biri olarak hayata geçirilen yaşam evleri, Beşiktaş’lı yaşlılara farklı ve temiz bir ortamda yeni insanlar tanıma, sosyalleşme, gündelik aktivitelerde bulunabilme imkânı vermenin yanı sıra ayrıca her Çarşamba diyetisyen ve her Cuma psikolog kontrolünde sağlık hizmetleri de sunuyor. Sabah 08.30 ile akşam 17.00 saatleri arasında Etiler’deki ve Ulus’taki Yaşam Evi’nin kapıları 65 yaş üstü tüm Beşiktaşlılara açık. 65 yaş üzerindeki bireyler için yüksek yaşam kalitesi oluşturmanın sadece sevgi dolu, sıcak, huzurlu ve konforlu yerlerde mümkün olması ilkesiyle çalışmalarını sürdüren Beşiktaş Belediyesi Yaşam Evi Projesi’nde sağlık hususu da özenle ele alınıyor. Bu konuda Beşiktaş Belediyesi yetkilileri, bu proje ile yaşam evlerine katılan kentlileri de bilgilendiriyor ve bir çok konu başlığı altında merak edilen hususları gerek seminerler ile gerek toplantılar gerek ise özel destek sağlayarak çözüme ulaştırmada etkin rol üstleniyor.

“Başkanımıza teşekkür ediyorum”

BEŞİKTAŞ Buluşmaları’nda Gayrettepe Mahallesi’nin sorunlarını dinledik. Mahalle Muhtarı Nejla Başar ve sakinleri içini döktü!.. Sıkıntı ve isteklerini dile getirdiler. Görüşlerini söylediler.

Mahalle turumuzun bu durağında yeniden Gayrettepe Mahallesi sakinlerinin konuğu oluyoruz. Beşiktaş’ın işyerleri ve çok katlı binaları ile dolu Gayrettepe Mahallesi İstanbul’un neredeyse kalbi denecek konumda yer alıyor. Tarihçesi ise şu sözlerle anlatılıyor: “Henüz adının Gayrettepe olarak anılmadığı dönemlerde, gençlerin piknik, bıçkınların kaçamak yaptığı, dut bahçeleri ile bezeli, müstesna bir İstanbul köşesiydi bu yöre. O yıllarda yapılan İstanbul planları, şehrin iki binli yıllarda sadece 4,5-5 milyon arası bir nüfusa ulaşacağını öngörüyordu. Oysa öngörülen bu sayı yaklaşık yirmi beş yıl önce geride bırakılmıştır. E-5 karayolu ile havaalanına, Boğaz Köprüsü ile Anadolu yakasına, Barbaros Bulvarı ile deniz ulaşımına, Büyükdere Caddesi ile Şişli’ye, dolayısıyla şehir merkezine ulaşım kolaylığı otellerin Gayrettepe’de yoğunlaşmasını arttırmış, Sürmeli, Dedeman ve son olarak da The Plaza otelleri inşa edilmiş… Yoğun yerleşim, oteller, bankalar, iş yerleri, gökdelenler, hava akımlarının kesilmesi, kirliliğin artması ve trafik yoğunluğu semt sakinlerini bunaltmış, tüm bunların bir sonucu olarak, duyarlı insanların bir araya gelmesi ile 8 Mayıs 1991 tarihinde Gayrettepe Çevre, Kültür ve İşletme Kooperatifi kuruldu.” Her zaman olduğu gibi yine mahalleyi önce muhtarına ardından da orada yaşayan sakinlerine sorduk.

“ESENLİK HİZMETİ MÜKEMMEL”
Beşiktaş Belediyesi’nin olumlu hizmetleri ile kentliye kolaylık sağladığını söyleyen Gayrettepe Mahallesi Muhtarı Nejla Başar, “Mahalleme yapılan hizmetler için başta Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum. Son günlerde uygulanan ‘Esenlik Hizmeti’ vatandaşlarımız için çok iyi oldu. Bu hizmette evde çilingir hizmetinden tutunda 75 yaş ve üzeri vatandaşlarımıza kişisel bakımlarına kadar hizmet veriliyor. Ayrıca mahallemizde 15 kişininde evlerine yemek getirilerek hizmet veriliyor. Yine belirtmek isterim doktor, hemşire, psikolog ve diyetistyenlerin verdiği sağlık hizmeti vatandaşın takdirini topluyor. Biz Sayın Başkandan muhtarlığımıza bir bilgisayar bekliyorduk. Şimdi bu bilgisayar geldi. Muhtarlığımızda daaha rahat hiizmet veriyoruz. Cenazelerde belediyemiz daha duyarlı. Gerektiğinde servis ve diğer ihtiyaçlar hemen sağlanıyor. Bu hizmetlerin takdir edilmesi gerekir. Ben bu yüzden kendisine ve tüm emeği geçenlere saygılarımı sunuyorum” diyor.

Bahar’da Hamlet Rüzgarı

Konuşan resimler misali, sahneden oyuncular konuklarına, eskimeyen bir hikayeyi anlatarak merhaba demeye hazırlanıyor. Ortaköy’de Hamlet adlı oyun Nisan ayında da sanatseverler ile buluşuyor.

Canlı Resim Sergisi tadında bir oyun izlemek istiyorsanız yolunuzu Ortaköy’e çevirin. Yılların eskitemediği oyun “Hamlet” sizleri bekliyor.
9 Nisan’da sahnelenecek olan oyunla ilgili bazı detaylar şöyle sıralanıyor: ““Kaleme alındığından bu yana geçen 400 yıla rağmen Hamlet’in güncelliğini asla yitirmeyen bir öykü olmasının sırrı, belki de insanlığın böylesine temel bir sorununa odaklanmasından kaynaklanıyor. Cinayet, ölümün getirdiği büyük kayıp hissi, ihanet, açgözlülük, entrikalar ve sanrıların heyecanı içinde akan oyun, İstanbul Sanat Tiyatrosu tarafından izleyiciyle buluşuyor. “Tüm acılara ve acımasızlıklara rağmen hayatta kalmak mı zor olandır yoksa yaşanabilecek onca güzelliğe rağmen hayattan vazgeçip kurtuluşu bıçağın ucunda aramak mı?..” Yaptığı Shakespeare uyarlamaları ile seyircisinin algısını zorlayan, gerek gişe izleyicisi gerekse yurt dışı festivallerinde büyük sansasyonlar yaratan Lady Macbeth ‘in yönetmeni Binnaz Ekren den… Yine İddialı bir başyapıt. İktidar – memleket, ana – oğul, karı koca, aşk – nefret ilişkilerine, bambaşka bir izdüşüm üzerinden açılan bir kapı bu. Hayal gücünüzün ötesinde çirkinliği gündelikleştiren bir görsel şov ya da canlı bir resim sergisi de diyebilrsiniz. İzlediğiniz tüm Hamlet lere inat. Ortayakoyucuların görüp de vurgulamaktan çekindiklerini cesurca seyircisi ile paylaşıyor İstanbul Sanat Tiyatrosu…”
Klasikleşen ve vazgeçilmez hikayelerden “Hamlet”, Beşiktaş’ta sanatseverleri buluşturuyor. Beşiktaş Belediye Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi’nde tiyatroseverleri selamlayacak. William Shakespeare’nin sevilen oyunlarından “Hamlet” tiyatroseverler tarafından ilgi görmeye devam ediyor. Afife Jale Sahnesi’nde İstansbul Sanat Tiyatrosu tarafından 9 Nisan’da sahnelenecek oyun farklı uslubuyla dikkat çekiyor.

Otello

Aşk Nefret ve İntikam kavramlarının bir araya karıştırdığı klasikleşmiş bir öykü Fulya’da sanatseverleri ağırlamaya hazırlanıyor. Ölümsüzleşen eser “Otello” muhteşem gösterimle seyircisinin karşısına çıkacak.

Fulya’da klasikleşen öyküler yeniden hayat buluyor. Nisan ayının başında sanatseverleri “Otello” karşılayacak. Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat Merkezi’nde Nisan ayının ilk günlerinde yine muhteşem gösteriler sanatseverleri ağırlamaya devam edecek. 3 Nisan’da sanatseverleri ağırlayacak olan Otello adlı bale iki perdede sahne diyecek. Beşiktaş Belediyesi
Fulya Sanat Merkezi’nde konuklarını ağırlayacak olan klasikleşmiş öykünün bugünkü modern unsurlarla bezeli etkiliyeci karelere sahip olan “Otello” ile ilgili bazı detaylar şöyle
sıralanıyor: “İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat Merkezi’nde sahnelenecek W. Shakespeare’in Otello adlı eserindeki yaratıcı kadroda yer alan isimlerde koreografi ve sahneye koyan: Uğur Seyrek. Müzik: Gıuseppe Verdi , Michael Galasso. Metin: Işık Noyan. Dekor: Adnan Öngün. Kostüm: Sevtaç Demirer Ulaş. Işık: H.Oktay Kanca.”
‘Otello’ oyunu ile ilgili diğer bazı detaylar ise şöyle
aktarılıyor: “Othello, Shakespeare’in en önemli tragedyalarından biri. Öyküde, mağrilpli olan Otello, Venedikli beyler tarafından çok saygı gören bir savaşçı. Savaşçı dehası olduğuna inanılan Otello Kıbrıs için gönderilen ordunun başkomutanlığına atanır. Venedikli Disdemona Otello’yla başından geçen serüvenler için değil, erdemleri için evlenmiştir. Öyküde ailenin evlili ğe karşı çıktığı görülmez. Disdemona’ya karşı büyük bir arzu duyan Lago, oyunun kötü kararkterlerinden biri. Çıkarı için yalan söylemekten çekinmeyen, insanları birbirine karşı kışkırtan ve her olaydan çıkarı için bir şey çıkarabilen bir karakter. Yaptığı oyunlarla, ve Otello’ya söylediği yalanlarla, yüzbaşı Casio ile Otello’nun arasını açmış ve Casio’yu öldürtür. Disdemona’yla arası açılan Otello’yu yine yalanlarla Disdemona’ya karşı kışkırtan ve ondan şüphelenmesini sağlayan Lago, Otello’ya Disdemona’yı da öldürtür. Aklı başına geldikten ve yaptığının hata olduğunu anlayan Otello, artık yaşamasının bir anlamı kalmadığını anlayan Otello, hançeri göğsüne saplar, sürünerek Desdemona’nın yanına gelir, elini tutar ve son nefesini verir.”

Yalnız Aslan Liyuva

Akatlar’da, yepyeni oyunlar miniklerle buluşmaya devam ediyor. Yasak avlanma sonucunda ailesinden ayrılmak zorunda kalan minik aslan Liyuva’nın macerası minik tiyatroseverleri bir araya getirdi.

Çocukların yüzü Akatlar’da gülüyor. Birbirinden farklı oyunlar, Beşiktaş’ta Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde hayat buluyor. Minikler yine farklı bir oyunda buluştu. “Son 50 yıl içinde Dünya üzerinde yaşayan aslan sayısı 450.000 den 20.000 in altına düştü.Yalnız Aslan Liyuva adlı oyun, geçtiğimiz haftalarda sahne dedi. 23 Mart’ta sahnelenen oyunla ilgili detaylar şöyle sıralanıyor: “Bir çok hayvan türünün nesli tükeniyor, buzullar tükeniyor, ozon tükeniyor, ormanlar tükeniyor, oksijen tükeniyor… Biz tüketiyoruz… Yarınlarımızı kurtarmak için, “Tabiata Borcumuz Var.”
Çocuk Tiyatrosu Tiyatro Lir tarafından sahrnelenen oyula ilgili detaylar şöyle: “Yasak avlanma sonucunda ailesinden ayrılmak zorunda kalan minik aslan Liyuva nın macera ve heyecan dolu hikayesini izlerken bazen heyecanlanacak, bazen gülecek ve bazen hüzünleneceksiniz. Arkadaşlar hazır mısınız.. Hadi şimdi, hep birlikte koltuklarımızdan kalkalım, ayaklarımızı yerlere vuralım ve avaz avaz bağıralım: Bu tabiata ne oldu?..”
Tiyatro Lir’in “Bahar Şenliği” adlı müzikali de sevenleriyle buluşacak. Bununla ilgili bazı detayları tiyatro ekibi şöyle aktarıyor: “Her yıl olduğu gibi bu yıl da baharın gelişini kutlamaya hazırlanan dostlarımız Ulu Çınar’ın kararı ile heyecanlanırlar. Baharı başlatacak olan bahar çarkını bu yıl Çeri yapacak ve
sihirli sözcükleri bularak çarkın dönmesini sağlayacaktır. Senin anlayacağın Çeri’nin işi zor. Sihirli sözcükleri bulması için Çeri’ye yardım etmeye ne dersin?”

La Paloma

Bir güvercin size ne anlatır? Bunun üzerine şazılmışbir şarkıyı ne kadar sevebilirsiniz? Bu konudaki belgesel film gösterimi, Levent’te sinemaseverleri bekliyor. La Paloma 10 Nisan’da seyircisini ağırlayacak.

Yönetmenliğini Sigrid Faltin’in yaptığı La Paloma adlı belgesel gösterimi Levent’te yapılacak. Almanya yapımı belgesel, 10 Nisan’da perde diyecek. Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi Onat Kutlar Sinema Salonu’nda konuklarını ağırlayacak olan belgesel sinema günleri etkinliğinde La Paloma adı geçen şarkı ve konular üzerine çekilmiş bir film sevenlerine ve onu ilk kez Levent’te izleyecek olan seyircisine merhpaba diyecek. La Paloma adlı belgesel film ile ilgili bazı detaylar şöyle sıralanıyor:
“Bu film, dünyada en sık çalınan şarkı olan La Paloma’nın kanatlarında bir yolculuk. (La Paloma, İspanyolca güvercin demektir.) Bilinen 2000 versiyonu mevcut.. Zanzibar’da düğünlerin sonunda, Romanya’da ise cenazelerin sonunda çalınıyor. Meksika’da, trajik imparator Maximilian’ın en sevdiği şarkıydı. Efsaneye göre onun en son dileği, idam edilmeden önce La Paloma’yı dinlemekmiş. Auschwitz’de, Alman swing ustası Coco Schumann, gaz odalarına giden yolda şarkıyı çalmaya zorlanmıştır. Üç kıtada çekilen filmde, bunlar ve daha birçok etkileyici öykü anlatılmaktadır. La Paloma’nın sırrı ne? Neden dünya çapında bir özlem sembolü haline geldi?”
Filmle ilgili diğer bazı detaylar ise şöyle sıralanıyor:
“La Paloma-Almanya-2008. Film 86 dakika sürüyor ve filmde Almanca, İngilizce, Türkçe altyazı bulunuyor. Filmin yönetmenliğini Sigrid Faltin üstlendi.”
Şarkı ile ilgili bazı detaylar ise şöyle:
“Bu şarkı dünyada en çok söylenen halk şarkısı olma özelliğine sahip. Bir buçuk asır önce Sebastian Iradler adında bir Basklı tarafından İspanyolca sözlerle yazılmış ve ilk defa Küba’da seslendirilmiş. Bir güvercin gibi dünyayı dolaşıyor ve her dinleyenin gönül telini titretmeye devam ediyor. Zanzibar’da düğün müziği Romanya’da cenaze marşı Meksikada isyan şarkısı Almanya da gemici ağıdı olmuş. 200 den fazla versiyonu olduğu da biliniyor.
Güvercinin hemen bütün kültürlerde barış simgesi oluşu ilahi dinlerin ortak tarihinden bir sayfa olan Nuh Tufanı’na dayanıyor. Yağmur dinince güvercin gemiden salıverilmiş ve bir süre sonra ağzında bir zeytin dalıyla dönünce tufanın bittiği ve suların çekilmeye başladığı anlaşılmıştır.

Yeni sanat formları ile “Kaos ve Düzen”

Psikiyatrist Dr. Rahşan Düren’in kaos ve düzen kavramlarını sorgulayan sergisi, spor, sanat ve iş dünyasındaki önemli isimleri buluşturdu. Akatlar’da gerçekleşen sergi, Mart ayı sonuna kadar ziyaretçilerini ağırladı. .

Kaos ve düzen kavramları Beşiktaş’ta yeniden ele alındı. Mart ayının ilk haftasında açılışı gerçekleşen Psikiyatrist Dr. Rahşan Düren’in İstanbul’daki 3. sergisi Beşiktaş Belediyesi Mustafa Kemal Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırladı. Serginin açılışı Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, Yıldırım Demirören katılımı ile gerçekleşti. Düren’in, farklı ruh hallerini “kaos ve düzen” kavramları ile anlattığı 80 eserine yer verdiği sergisinde Sinan Engin, Müge Karamızrak, Hüsnü Güreli, Asuman Güreli, Sadettin Saran, Serra Tokar, Abud Abdo, Serdar Bilgili, Hatice Arslan, Hülya Avşar, Hüsnü Özyeğin, Belma Simavi gibi bir çok spor, sanat ve iş dünyasının tanınan isimlerine ev sahipliği yaptı.
Rahşan Düren, 30 Mart tarihine kadar gezilebilen sergisinde, soyut ve figüratif çalışmalarının yanı sıra ahşap malzeme ile üç boyuta taşıdığı eserlerini de izleyicilerle buluşturdu.
İstanbul’da 2010 yılında gerçekleştirdiği ilk sergisi olan Rush’ta ekspresyonist yağlı boya çalışmaları ile dikkat çeken Rahşan Düren, ikinci sergisini 2012 yılının Haziran ayında Fransız Sarayı’nda açtı. Rahşan Düren, bu sergisinde, düzen ve kaosun birbirleriyle ilişkisini irdeliyor. Düren’e göre kaos ve düzen birbirine aykırı kavramlar olarak algılansa da aslında zaman içinde içiçe geçen bir yapı oluşturdu. Düren, kaos ve düzenin birbirlerini hem kıran hem destekleyen iki kavram olduğunu söylüyor. Postmodern kent yaşamlarında düzenin ve korunaklılığın temel mutluluk kaynağı gibi kabul edildiğini belirten Düren, düzen arayışının aynı zamanda anksiyetenin temelini de oluşturduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Hayatta kalabilmek için düzene dair belli şartları sağlamamız gerekiyor. Özellikle postmodern yaşamlar bize güvenlik endişesi ve rutini dayatıyor. Öte yandan düzenin zaman zaman yıkılmasının insan psikolojisinin sağlığı için şart olduğunu göz ardı ediyoruz. Çünkü mevcut, belirlenmiş ve tanımlanmış bir düzen anksiyeteyi beraberinde getiriyor. Kaos ve düzen aslinda bu anlamda birbirlerini hem kıran hem destekleyen kavramlar. Resimlerimde kullandığım monokrom düzlemlerin üzerindeki renkler, rutini ve düzeni kıran anarşik yapıyı temsil ediyor. Sanat, kurmak ve yıkmak ikilemleri dışında seçtiğim, en özgür alan benim için…”
Rahşan Düren, çalışmaları ile ilgili olarak samimi açıklamalarda da bulundu. Rahşan Düren, sanat yolculuğunda dünyaca ünlü jazz piyanisti Aydın Esen’den ilham aldığını söyledi ve Aydın Esen, Rahşan Düren’e sohbetleri, müziği ve fikirleriyle ilham kaynağı olduğunu dile getirdi.
Serginin açılışında Hint asıllı davulcu Ranjit Barot ile birlikte Aydın Esen bir konser de vermişti.

Beşiktaş’ta 110. yıl şöleni

Beşiktaş Kulübü 110 yaşına girdi. Siyah-Beyazlı camia, 110. kuruluş yıl dönümünü İnönü Stadı’ndaki muhteşem şovlarla kutladı. Öncesinde Beşiktaşlılar, meydandan ağaçlı yol boyunca omuz omuza meşalelerle marşlar söyleyerek yürüdü. Yürüyüşte Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ve Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman yanyanaydı. Yürüyüşün tamamlanmasıyla İnönü Stadı’na gelindi ve coşku burada da daha arttı. Onursal Başkan Süleyman Seba’nın katıldığı törende, spor camiasından birçok isim de bu coşkuya ortak oldu.

Beşiktaş, İnönü Stadı’nda büyük bir coşku ile 110. kuruluş yıl dönümünü kutlandı. Gecede bir birinden ünlü isimler Beşiktaş’ın 110. yıl kutlamasında yer aldı. Beşiktaş’ın 110. kuruluş yılı için Türkiye Futbol Fedarasyonu ve Fenerbahçe Kulübü de özel bir mesaj yayınladı. Öte yandan Beşiktaş’ın kutlamalarına taraftarlar ve yöneticilerin yanı sıra Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal da katılarak bizzat kutlamayı tercih etti. Günün erken saatlerinden itibaren Türkiye’nin ve dünyanın birçok noktasından Beşiktaş Demokrasi Meydanı’na akın eden binlerce Beşiktaşlı, çalınan marşlar ve şarkılara eşlik ederek 110. yıl coşkusunu yaşamaya başladı. Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman ve Yönetim Kurulu Üyeleri’nin meydana gelişinin ardından taraftarların oluşturduğu yüzlerce metrelik kortej, BJK İnönü Stadı’na doğru yürüyüşe geçti. Beşiktaş’ın bayraklarıyla süslenen güzergahında, BJK İnönü Stadı’na Başkan Fikret Orman ve Beşiktaşlılığıyla da tanınan Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal yan yana binlerce taraftarla omuz omuza vererek marşlar ve tezahüratlar eşliğinde yürüdü.
Yürüyüşe büyük bir kalabalık katıldı. Yürüyüş noktalandığında Beşiktaş Kulübü’nün 110. Kuruluş Yıldönümü kutlamaları BJK İnönü Stadı’nda başlamış oldu. Kulübün 110. Kuruluş Yıldönümü nedeniyle BJK İnönü Stadı’nda düzenlenen etkinliklerde Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Yönetim Kurulu Üyeleri, Onursal Başkan Süleyman Seba, Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz, Kongre Üyeleri, taraftarlar ve çok sayıda davetli yer aldı. Ayrıca Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal da kutlamalara katıldı. Ünal Aysal, Fikret Orman ve Süleyman Seba, kutlamaları tribünde yan yana izledi. Kutlamalardan önce saygı duruşunda bulunuldu ve hep bir ağızdan İstiklal Marşı okundu.
BJK İnönü Stadı’nda düzenlenen ve taraftarların büyük ilgi gösterdiği 110. yıl kutlamaları, saatler 19:03’ü gösterdiğinde havai fişek ve ışık gösterileriyle başladı.
Havai fişek ve ışık gösterilerinden sonra sırasıyla; Güreş, Boks, Masa Tenisi, Atletizm, Kürek, Jimnastik, Offshore, Kadın Voleybol, Tekerlekli Sandalye Basketbol, Hentbol, Basketbol Kadın ve Erkek Takımları ile Futbol Takımı sahaya çıktı ve taraftarları selamladı.
Süleyman Seba, yıllar sonra tekrar BJK İnönü Stadı’na gelmesi özellikle dikkat çekici bir unsurdu. Protokol tribününde oturan Seba’ya taraftarlar sevgi gösterisinde bulundu. Futbol takımı kaptanı İbrahim Toraman ile antrenör Recep Çetin de Süleyman Seba ile bir süre sohbet etti.
Beşiktaş’ın eski futbolcusu Fransız Pascal Nouma da kutlamaları izledi ve sahaya indi, taraftara üçlü çektirdi. Nouma’nın tekrar Beşiktaş sahalarına inmesi taraftarı coşturdu ve duygusal anlar da yaşandı. Nouma çimlerin üzerine çökerek taraftarı selamladı.
Yönetim kurulu üyeleriyle sahneye çıkan Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Siyah-Beyazlı kulübün 110. yılını kutladı.
Orman, Türkiye’nin öncü kulübü olduklarını kaydederek, ”Bizim için önemli olan, bugüne kadar şerefli tarihiyle gelmiş Beşiktaş için mücadele etmektir. Türkiye’nin öncü kulübüyüz. Her şeyi ilk yapmak bize nasip oldu. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Nice 110 yıllara. Bu arada, bizi yalnız bırakmayan Süleyman Seba ağabeye de teşekkür ediyorum. İyi ki varsın” diye konuştu.
Bu arada, Orman’ın konuşması, taraftarların sık sık ”Demirören’e hesap sorsana” ve ”Yeter Yıldırım Demirören” tezahüratıyla kesildi. Bu tezahüratlar karşısında gülümseyen Orman, ”Merak etmeyin. Bu yönetim kurulu Türkiye’ye gelmiş en yürekli yönetim kuruludur. Kimseden korkmadan, arkadaşlarımızla buradayız. Kime ne hesap sorulacaksa da soracağız” ifadelerini kullandı.

KONSERLER COŞKUYU ARTIRDI
Kutlamada Dolmabahçe tarafındaki kale arkası tribünlerinin önüne kurulan sahneye çıkan sanatçı Gökhan Tepe, Beşiktaş’ın 110. yıl marşını seslendirdi. Haldun Boysan’ın sunuculuğunu yaptığı gecede sahneye Gökhan Tepe’nin ardından diğer sanatçılar Birol Can, Feridun Düzağaç, Hakan Altun ile Gökçe çıktı. Organizasyonda sanatçı Ajda Pekkan da konser verdi.
Bunun yanı sıra Beşiktaş’ın kuruluşunun 110. yıla girmesi nedeniyle de aynı gün Başkan Fikret Orman ve Yönetim Kurulu Üyeleri, futbol şubesinin kurucusu Şeref Bey’in kabrini ziyaret etti. Futbol şubesi kurucusu Ahmet Şerafettin Bey’in Yahya Efendi Türbesi’nde bulunan kabrindeki anma törenine; Başkan Fikret Orman, Genel Sekreter Mesut Urgancılar, Futbol Komitesi Üyesi Ahmet Kavalcı, Kartal Yuvaları Komitesi Üyesi Metin Albayrak, Yatırımlar Komitesi Üyesi Yalçın Kaya Yılmaz, Pazarlama Komitesi Başkanı ve Yeni Stadyum Projesinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Umut Güner, BJK Şirketler Grubu Genel Koordinatörü Gökhan Sarı, Divan Kurulu Üyeleri ve çeşitli branşlarda mücadele eden altyapı sporcuları katıldı. Başkan Fikret Orman ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Ahmet Şerafettin Bey’in kabrine çelenk bıraktı. Ziyaret, edilen dualarla sona ermişti.