SAYI 264

Hukuk Okuryazarlığı Sertifika töreni yapıldı
Hukuk Okuryazarlığı Sertifika Töreni Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi’nde Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın da katılımıya gerçekleşti. 5 Ocak’ta başlayan etkinlik 22 Mart’a kadar katılımcılarını ağırladı ve Hukuk Okuryazarlığı, sertifika töreni ile sonlandı. Beşiktaş Kent Konseyi Kadın Meclisi Açık Kapı Günleri etkinlikleri, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi ve BKK Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Nazan Moroğlu ile İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi Başkanı Avukat Şeref Kısacık’ın Kadına Yönelik Şiddet ve Kira – Kat Mülkiyeti-2 konulu eğitimleriyle sonlanmış oldu. Programın sonunda 90 kişilik eğitim grubuna Hukuk Okuryazarlığı Katılım Belgeleri’ni, Beşiktaş Kent Konseyi Başkanı İsmail Ünal verdi.
“Tolga Eti anısına… Futbol ve Beşiktaş…”
Genel Sanat Koordinatörlüğünü Nihat Evren Derman’ın üstlendiği “Fair play için 3-7 yaş gözüyle Futbol ve Beşiktaş Sergisi” için sayılı günler kaldı. 23 Nisan’da BJK Müzesi’nde açılışı yapılacak sergide, toplam 145 çocuk çalışmalarıyla yer alacak. 20 Eylül’de başlayan 7 aylık maraton sonunda, çocuklar futbolun ve Beşiktaş’ın kendileri için ne ifade ettiğini hayal güçleriyle süsleyerek izleyicilere sunacaklar. BJK Müzesi’nin çatısı altında yapılacak serginin hazırlıkları Arnavutköy ilçesine bağlı Terkos beldesindeki Tolga Eti İlköğretim Okulu’nda devam ediyor. Öğrencilerinin büyük bir çoğunluğunun Yunanistan ve Bulgaristan göçmeni olduğu okulun Beşiktaş ile ilişkisi geçmiş yıllara dayanıyor. Okulun Tolga Eti almasıyla ilgili bazı detaylar ise şöyle: “1878 yılında askeri kışla olarak yapılan bina, Durusu İlköğretim adıyla 1928 yılında kapılarını eğitime açmış; 1999 yılında Tolga Eti İlköğretim Okulu olarak ismi değişmiş. Tolga Eti Beşiktaşlılığı’yla biliniyor.” Sergi Genel Koordinatörü Ressam Nihat Evren Derman projeyle ilgili; “Sergiye çocuk sergisi olarak değil, bir fair play projesi olarak bakmak gerekir. Bu proje sayesinde çocuklarımızın zihnine fair play ruhunu sanat aracılığıyla aşılamayı amaçladık.”
Abdullah Sızmaz son
yolculuğuna uğurlandı
DİKİLİTAŞ Muhtarı Abdullah Sızmaz, toprağa verildi. Merhum Abdullah Sızmaz, Dikilitaş Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Ulus Mezarlığı’nda defnedildi. Cenaze törenine Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, BJK Başkanı Fikret Orman, merhumun ailesi, yakınları ve sevenleri katıldı. Aynı zamanda Beşiktaş Kongre Üyesi de olan Sızmaz ile ilgili konuşan Fikret Orman şunları söyledi: “Çok güzel bir insanı kaybettik. Ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum. Mekanı cennet olsun.”
Alacak verecek cinayeti
ORTAKÖY- Alacak meselesi yüzünden meydana gelen bıçaklı kavgada bir kişi öldü, bir kişi yaralandı. İddiaya göre, yanına arkadaşı Mustafa Salcı’yı (43) alan Ali Çetin, alacaklı olduğunu öne sürdüğü Kerem B’nin çalıştığı Ortaköy Dereboyu Caddesi’ndeki çiğ köfteciye geldi. Burada Kerem B’yi bulamayan Çetin ve Salcı ile iş yeri sahibi, çalışanları arasında sözlü tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iş yeri sahibi Cengizhan İ. (30), Ali Çetin ve Mustafa Salıcı’yı bıçakladı. Salıcı, vücudunun çeşitli yerlerinden aldığı bıçak darbesiyle olay yerinde hayatını kaybetti. Ağır yaralanan Çetin’in, hastanede tedavisi sürüyor. Salıcı’nın cesedi, olay yerindeki incelemeler sonrası morga kaldırıldı. Cengizhan İ’yi gözaltına alan polis, olayla ilgili başlattığı soruşturmayı sürdürüyor.
Dolmabahçe’de
bomba paniği
BEŞİKTAŞ- Cadde üzerine bırakılan şüpheli çantadan bomba çıktı. Bomba imha uzmanları tarafından etkisiz hale getirilen bombanın cinsi henüz öğrenilemedi. Dolmabahçe Caddesi üzerinde sabah saatlerinde temizlik görevlileri tarafından fark edilen şüpheli çanta, polise bildirildi. Olay yerini güvenlik çemberine alan polis, caddeyi yaya ve araç trafiğine kapattı. Bomba imha uzmanları, olay yerinde bir süre inceleme yaptıktan sonra şüpheli çantayı fünye yerleştirerek patlattı. İncelemeler sonrası çantanın içinde bomba olduğu tespit edildi. Bombanın cinsine yönelik herhangi bir açıklama yapılmadı. Olay sonrası polis çevrede araştırma yaptı. Ardından Dolmabahçe Caddesi araç ve yaya trafiğine açıldı.
Deprem provası
Beşiktaşlılar 7.4 şiddetindeki bir depremi an be an izledi. Mobil Deprem Simülatörü Tırı, Beşiktaş Meydanı’nda yer aldı. 3 Nisan günü tüm gün boyunca Beşiktaş Meydanı’nda bulunan simülatöre ilgi büyüktü. Türkiye’nin İlk 3 Boyutlu G-Force Mobil Deprem Simülatörü Tırı, Beşiktaşlıları depremin şiddeti öncesi ve sonrası hakkında kısa süre içinde bir izlenim edinmesini sağladı. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ve Beşiktaş Kaymakamı Saadettin Yücel’in katılımıyla açılan Deprem Simülatörü Tırı ile Akatlar Anaokulu’nun minik öğrencileri başta olmak üzere tüm İstanbullular deprem anını deneyimledi. Deprem Simülatörü; tır dorsesi içerisine monte edilmiş toplam 12 metre karelik simetrik iki odadan oluşuyor. Sistem, odaya aynı anda ve birbirinden bağımsız olarak her iki yana, yukarı ve aşağıya doğru hareket vererek ve bu hareketleri değişken şiddetlerde uygulayarak 7,4 şiddetindeki depremi simüle edebiliyor.
Beşiktaş Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı, Arama Kurtarma Derneği (AKUT) ve Aksigorta’nın doğal afet bilincini artırmak amacıyla başlattıkları “Hayata Devam Türkiye” sosyal sorumluluk projesi kapsamında, böylelikle deprem tırı Beşiktaş Meydanı’nda Beşiktaşlılarla buluştu.
Türkiye’nin ilk 3 boyutlu G-Force deprem simülatörü ‘Hayata Devam Türkiye’ tırında Beşiktaşlıları 7.4’lik deprem ile sallayan AKUT, katılımcılara deprem başta olmak üzere doğal afetlerden korunmanın yollarını anlattı. 7.4 şiddetinde ile sallanan öğrenciler ve öğretmenler çok heyecanlandıklarını, adeta depremi yaşadıklarını söylediler. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal da deprem tırını ziyaret etti.
Sağlık semineri Kentliyi bilgilendirdi
Beşiktaş Belediyesi sağlık konusundaki çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Nisan ayı kapsamında Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi’nde sağlık semineri düzenlendi. Beşiktaş Kentlisi’nin yoğun ilgi gösterdiği konferanslarda, uzmanlar eşliğinde menapozdan gençlik sorunlarına hormonlardan beslenme ile ilgili bir çok konudaki sorulara yanıt aranıyor.
Beşiktaş Kent Konseyi çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Beşiktaş Kent Konseyi’nin Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi’ndeki sağlık seminerleri oldukça dikkat çekiyor. Beşiktaş Kent Konseyi çalışmalarıyla Beşiktaş Kentlisi’nin ilgisini çekerken Kadın Meclisi’nin sağlık konusundaki çalışmaları da takdir topluyor. Ücretsiz olarak düzenlenen sağlık seminerleri belli başlıklar altında uzmanlarıyla kentliyi buluşturmaya devam edecek.
Büyük ilgi toplayan sağlık seminerleriyle ilgili olarak Beşiktaş Kent Konseyi Kadın Meclisi Sağlık Seminerleri’nin ilki 29 Mart Perşembe günü Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilmişti. Uzman Dr. Ali Fuat Aytekin’in “Gençlik İçin Hormonların Yönetimi ve Gençliğe Giden Yollar” konu başlığı altında gerçekleştirilen seminer ise soru ve cevaplarla son buldu.
Beşiktaş Kent Konseyi Kadın Meclisi Sağlık Seminerleri, Nisan ayında da yine bir çok konuyu uzmanıyla birlikte masaya yatırmaya devam ediyor. “Menepozda Hormon Yönetimi ve Mutlu Yaşam”, geçtiğimiz haftalarda Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi’nde merak edilen sorulara yanıt aradı. Öte yandan “Gençlik İçin Antioksidan Beslenme ve Meme Kanseri Önlenebilir mi?” konu başlıkları ile sağlık seminerleri devam etti.
Babasının yolunda!..
Yazı dizimizin yeni durağında geçen seneden bu yana yaşanan değişimleri gözlemlemek amacıyla yeniden Levazım Mahallesi sakinlerinin konuğu oluyoruz. Mahallede yaşanan en büyük ve en üzücü değişiklik Levazım Mahallesi sakinlerinin ‘mahallelinin babası’ olarak andıkları muhtarları Ziya Uygur’un yaşamını yitirmesi olmuş. Mahalle sakinleri ‘babamızı kaybettik’ derken şu sıralar yerine muhtarlık yapan oğlu Murat Uygur’un da tıpkı Ziya Uygur gibi etrafındaki insanları sayan, seven ve onların sorunlarına eğilen bir kişi olduğunu da dile getiriyorlar. 1989 yılına kadar Nisbetiye Mahallesi sınırlarında bulunan mahalle zaman içerisinde Levazım Mahallesi sınırları içerisine alınmış, 15 Nisan 1993 tarihinde nüfus hareketlerinin yoğunluğu nedeniyle Levazım Mahallesi olarak başlı başına mahalle olmuş. İlk yerleşim zamanlarında askeri atış alanı olan mahalle, şimdilerde 6000 civarında nüfusuyla modern binaların yer aldığı adeta bir ‘şantiye alanı’ olarak anılır duruma gelmiş. Mahalle sakinleri tarafından böyle anılmasının nedeni ise hemen yanıbaşında yükselen binaların yarattığı gürültü ve çevre kirliliği olarak sıralanıyor. Mahallede dikkat çeken sorunlardan bir tanesi de ulaşım. Otobüs sayısı parmakla sayılacak kadar az ve pazar günleri ise otobüs seferi yok. Hatta mahalle sakinleri bir otobüslerinin daha seferden çekildiğini söylüyorlar. Mahalleyi Ziya Uygur’dan emanet alan oğlu Murat Uygur anlattı.
“BABASININ İZİNDE YÜRÜYOR”
Levazım Mahallesi’ne uzun süre hizmet veren ve geçtiğimiz aylarda yaşamını yitiren muhtar Ziya Uygur’un ardından muhtarlık görevini üstlenen Murat Uygur, “Babam mahalleli tarafından sevilen ve sayılan bir kişiydi. Ben de mahallemde babama ve mahalle sakinlerime layık bir kişi olmaya çalıştım. Babamın vasiyetiyle de seçim dönemine kadar muhtar olarak Levazım Mahallesi sakinlerine hizmet vermeye karar verdim. Ben de mahalle sakinlerime layık olmaya çalışacağım. Babamın yolundan giderek ve onun değerlerine değer katarak mahalleme hizmet vermeyi sürdüreceğim. Önümüzdeki seçimlerde de mahalleme muhtar adayı olmayı düşünüyorum” diyor.
‘BİR OTOBÜSÜMÜZ DAHA EKSİLDİ’
Levazım sakinlerinin yaşadığı sıkıntılardan bir tanesinin de ulaşımdan kaynaklandığını belirten Murat Uygur, “Otobüs seferlerimiz çok kısıtlı ve otobüs seferlerimizin arttırılması gerekir. Şimdilerde mahalle sakinlermiz seferlerin artmasının aksine mahalleden bir otobüsün geri çekildiğini dile getiriyorlar. Özellikle yaşlı sakinlerimiz eski otobüslerle ulaşımda sıkıntı yaşıyorlar. Mahallede otobüs sayısının artması ve sefer sayılarının çoğalması gerekir. Mahallelimiz bir an önce bu soruna bir çare bulunması ve durağımızın isminin tekrar Levazım Mahallesi durağı ismini alması mahalle sakinlerimizin öncelikli istekleri arasında yer almaktadır” dedi.
MAHALLEDE SORUNLAR AYNI
Mahallenin diğer sorunlarını da anlatan Uygur sözlerini şu cümlelerle sürdürüyor: “Beşiktaş Belediyemiz bizim için elinden geleni yapıyor ancak Beşiktaş Belediyesi’nin yetkisi sınırlı ve bu sınırın yetkileri de bir yerden sonra Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Bu konuda vatandaşlarımızın bazıları yeterli bilgiye sahip değil ve biz de dilimizin döndüğünce bu konuyu anlatmaya çalışıyoruz. Mahallemizde trafik sorunu yaşanıyor. Hemen yanıbaşımızda var olan inşaat bizi zor durumda bıraktı. Ama bu bizim için fırsat da olabilir. Zaten Zorlu Holding’in inşaatının çilesini çektik ve mahalleli olarak halen çekiyoruz. Şimdi bize bu sıkıntıları yaşatanlar bazı etkinliklerle çocuklarımız için bir şey yapabilirler. Örneğin, Hamiyet Gerçek İlköğretim Okulu’nun acil ihtiyaçları var, bunun yanı sıra okullarımızın boya, badana, tuvaletlerin yenilenmesi, bilgisayar ihtiyacı ve bir okulumuzun bahçesine ‘Atatürk Kocatepe’de mask’ı istenmekte… Mahallemiz inşaat alanına döndü; toz, çamur sıkıntısını çekiyoruz ve bozuk yollarımızın düzeltilmesi de gerekir. Tali yollarda yavaşlatıcı beyaz şerit konularak kazaların önüne geçilebilir. Yayaların güvenliği için bazı sokaklarımızda kaldırım düzenlemesi gerekli. Bazı yollarımız ve asfaltlarımız da bozulmuş durumda. Mahallemizde bir bankamatik yok. Servis araçlarmız da yollarımızı işgal etmiş durumda. Mahallemizin parkı güzelleştirildi. Mahallemiz için başta Beşiktaş Belediyesi olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”
Kentli ne diyor neler istiyor?..
“Ulaşım sorunumuz aşılsın”
Levazım Mahallesi sakinleri yaşadıkları mahallelerinde en başta inşaat sorununu dile getiriyorlar. Mahallede gerçekleştirilen inşaatlar mahalle sakinlerinin canını sıkmış vaziyette. Mahalle hakkında bilgiler şu şekilde yer alıyor: 15 Nisan 1993 tarihinde nüfus hareketlerinin yoğunluğu nedeniyle Levazım Mahallesi olarak başlı başına mahalle olmuş. İlk yerleşim zamanlarında askeri atış alanı olan mahalle, şimdilerde 6000 civarında nüfusuyla modern binaların yer aldığı adeta bir ‘şantiye alanı’ olarak anılır duruma gelmiş. Mahalle sakinleri tarafından böyle anılmasının nedeni ise hemen yanıbaşında yükselen binaların yarattığı gürültü ve çevre kirliliği olarak sıralanıyor. Ulaşım sıkıntısı da bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Mahalle sakinleri, yaptığımız araştırma ve anketlerde isteklerini bizimle paylaştı. Levazım Mahallesi’nde oturan ve iş yapan vatandaşlarla yaptığımız çalışma sonrası en çok istenenlerin çevrede yapılan inşaatlardan yaşanan sıkıntının bitmesi ve en büyük sorunun trafik olduğu ortaya çıktı.
ALTYAPI İYİLEŞTİRİLMELİ: “Mahallemizin en büyük sorunlarından bir tanesi inşaat problemi olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra bazı sokaklarımızda bulunan yağmur kanallarının açılması gerekir. Sanıyorum bu tıkanmanın sebeplerinden bir tanesi de çevremizde süren inşaattan kaynaklanıyor.” Yusuf Doğan.
TRAFİK BÜYÜK SORUN: “Trafik sorunumuz ve mahallemizin hemen yanıbaşında süren inşaattan dolayı büyük sıkıntılarımız var. Özellikle kamyon sürücüleri insanların hayatını tehlikeye atıyor. Mahallemizin sorunları yerinde tespit edilirse daha kolay çözüm sağlanacağını düşünüyorum.” Kaya Arıtan.
PARKIMIZ YENİLENDİ: “Mahallemizde bulunan parkımız yenilendi. Bu yenilenme mahallemizi daha da güzel bir hale getirse de sorunlarımız bir türlü bitmek bilmedi. Ama yapılan güzel şeyleride takdir etmek gerekir. Ben yetkililere teşekkür ediyorum ve sorunlarımızın çözülmesini bekliyorum.” Nuri Açıkgöz.
DEPREME KARŞI TEDBİR: “Beşiktaş Belediyesi kentliye deprem bilinci kazandırmak için çalışma sürdürdü ve bu çalışmalar başarılı bir şekilde yol alıyor. Ancak araç ve gereç sıkıntısı var. Bu sorunda çözülürse depreme karşı daha hazırlıklı oluruz düşüncesindeyim.” İsa Ocaklı.
AYRIM YAPILMAMALI: “Siyasi tercihlerimizden dolayı cezalandırılan bir mahalleyiz. Büyükşehir buraya ayrı davranıyor demesek de pazar günleri burada otobüsün olmaması diğer günlerde ise seferlerin az olması bizi düşündürüyor.” Rıdvan Tanrısever.
PARKLARIN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI: “Özellikle parklarımıza dadanan tinerciler kimi zaman çevredeki insanları rahatsız ediyorlar. Bu insanlarımızın rehabilite edilmeleri gerekir. Bunun yanında mahallemizde başıboş sokak köpeklerimiz çok var.” Zafer Cıbır.
İzleyiciler katilin peşinde
Kara mizah severler, Ortaköy Kültür Merkezi’nde sahne diyen “Bi Garip Cinayet Mahalli” adlı oyunla hem sorgulama yapıyor hem de garip gülünç durumlarla karşılaşıyor. Birbirinden farklı oyunlar, Ortaköy Kültür Merkezi’nde sanatseverler ile Bahar ayında da buluşmaya devam ediyor. Bunlardan bir tanesi 13 Nisan’da tiyatroseverleri selamlayan; “Bi Garip Cinayet Mahalli” adlı oyun… Yeni sezonla birlikte bahar aylarında da perde diyen ve sanatseverleri kucaklayan “Bi Garip Cinayet Mahalli” adlı oyun, 19 Nisan’dan sonra 28 Nisan’da da perde diyecek. Afife Jale Sahnesi’nde Tiyatro Mat’ın sahnelediği, farklılığıyla dikkat çeken oyun ile ilgili bazı detaylar ise şöyle: “Tiyatro Mat, sizi cinayetin işlendiği evde bir araya gelen maktül yakınlarının şiddetli hesaplaşmalarına tanık olmaya davet ediyor… Bir silah deler karanlığı, ışığa fırsat vermeden… Dan!.. Bir davetsiz misafir bu kadar kolay değiştirebilir herşeyi işte!.. Maskesizliğe hiç zaman yoktur hayatta!.. Katil kim… Maktül kim… Peki ya, siz kimsiniz?”
Cinayet Mahalli adlı oyunu Emre Aluç ve Güray Baygıner yazdı. Bihter Altay’ın yönettiği oyunun oyuncu kadrosunda yer alan isimler ise şöyle sıralanıyor: “Yeliz Pulat, Sefa Yasin Erkaymaz, Bihter Altay, Arda Karapınar.”
Sıradışı ve interaktif oyun olarak tanımlanan “Cinayet Mahalli” ile ilgili bazı detaylar da şöyle aktarılıyor: “Tiyatro Mat 2012 yılına merhaba dediği, iki perdelik ‘Cinayet Mahalli’nde interaktif tiyatro anlayışını yeni bir noktaya taşıyor ve seçimi seyirciye bırakıyor. Oyunu ne türde izlemek istersiniz, psikolojik gerilim mi absürd komedi mi? Cinayet Mahalli, klasik gerilim öğeleri taşıyan yapısıyla birlikte, sınırların en uç noktalarında dolaşan karakter ve durumlar da içeren bir tiyatro oyunu… Ve biz de karakterlerimizi o uç noktalardan itip, sınırların öte yanına göndermekten çok keyif alıyoruz…”
Eğitimde 50. yıl sempozyumu
Beşiktaş Belediyesi Ortaköy Kültür Merkezi Etiler Levent Lisesi’nin düzenleyeceği sempozyuma ev sahipliği yapacak. 50. Yıl Sempozyumu “Okul – Toplum İlişkisinin Öğrenme Süreçlerine Etkisi” başlığı altında ilgili akademisyen, gazeteci ve bürokratların katılımıyla gerçekleştirilecek olan etkinlik Mayıs ayında konuklarını ağırlayacak. 22 Mayıs 2012 tarihinde, Ortaköy Kültür Merkezi’nde yapılacak sempozyum, açılış ve kapanış oturumları haricinde, iki farklı alt başlıkta bilimsel oturum içerecek. Katılımcıların isimleri, oturum ve tebliğ başlıkları kısa süre içinde açıklanacak. Etiler (Levent) Lisesi Mezunlar ve Mensuplar Platformu Başkanı Hülya Çavuş’un ise Ortaköy Kültür Merkezi’nden gerçekleşecek olan 50. yıl Sempozyumu ve Etiler Levent Lisesi ile ilgili kutlama programları ile ilgili şu duygu ve düşüncelerini şöyle aktardı:
“Okulumuzun kuruluşunun 50. yılının ve 50. yıl etkinliklerimizin çok hoş yankılar bulduğunu da buradan ifade etmek isterim. İstanbul Valisi Sayın Hüseyin Avni Mutlu, Beşiktaş Kaymakamı Sayın Sadettin Yücel, Beşiktaş Belediye Başkanı Sayın İsmail Ünal, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Muammer Yıldız ve Beşiktaş İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Necati Özçolak yayınladıkları mesajlar ve gösterdikleri ilgiyle mutluluğumuzu paylaşmışlardır; kendilerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Öte yandan mezunlarımızın, gelmiş geçmiş tüm mensuplarımızın ve öğrencilerimizin ilgisinin de altını çizmem gerekir. Platformumuzun hızlanan çalışmalarıyla 50. yılın coşkusu bir arada, Etiler (Levent) Liseliler arasındaki bağları her geçen gün daha da güçlendirmekte, geliştirmektedir. Bu arada camiamız geçtiğimiz günlerde son derece acı bir olayı da yaşamış, 1981 yılı mezunlarımızdan Deniz Aşık’ın vefatıyla sarsılmıştır. Deniz’i buradan da rahmetle anıyor; Deniz’in, öğretmenlerinin ve arkadaşlarının kalbinde daima yaşayacağıyla teselli buluyorum.”
Görünmezi görünür kılmak
Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat Merkezi’nde yine birbirinden değişik etkinlikler hayat bulmaya devam ediyor. Muhteşem konserlerin de yer aldığı Nisan ayı programında bu kez farklı konseptiyle gerçekleşecek olan bale dikkat çekiyor. Sanatseverler 11 Nisan’da tanıştığı etkinlikle 18 Nisan’da bir kez daha Fulya Sanat Merkezi’nde buluşacak. ‘Senfonik Minyatür’ adlı etkinliğin konusu ile ilgili bazı detaylar ise şöyle açıklanıyor:
“Schumann’ın 2. Senfonisi’nde koreograf Uwe Scholz müziği dansla görünür kılmayı başarır. Orkestra bütünlüğünün etkileşimi, solo enstrümanların ya da bu topluluğun içindeki enstrüman gruplarının açılımı, onların tartışmaları ve gerilimleri, ilerleyişleri ve geri dönüşleri, yeniden bir araya gelişleri… Dans, müziğin doğasını bedende toplar. Müzik ve dans ortak bir mükemmelde buluşur. Öte yandan ‘Minyatür’ ise, Doğu ve Batı Barok müziği ve sanatın açık bir alışverişi olacak… Batmış tenekenin üzerindeki okyanusun ve dalgaların Minyatür`ün içine düşüşünü yansıtarak… Bu bale, doğuyla batı, insanlar ve kültürler arasında Barok geleneğinin etkileri ve alışverişi ile ilgilidir. Görünmeyen güzellikleri görünür kılmaya çalışarak, Minyatür`ün sonsuz hayaline ve dünyasına yavaşça düşeriz.”
Doğu ile batının müzik ve sanat alanındaki etkileşiminin en güzel örneklerinden olan yapıt, A.Vivaldi ve anonim müzik eşliğinde “Patrick De Bana” tarafından İstanbul Devlet Balesi için yeniden ele alındı. Kültürler arasında Barok geleneğinin etkileri ve paylaşımı ile ilgili olan bu düşsel yapıt sizleri görünmeyenin görünür olduğu minyatürün sonsuz dünyasına götürecek.
R.Schumann: 2. Senfoni. Koreografi: Uwe Scholz. Müzik: R.Schumann. Sahneye koyan: Giovanni Di Palma. Dekor ve Kostüm: Uwe Scholz. Dekor Uygulama: Ferhat Karakaya. Kostüm Uygulama: Gizem Betil. Işık: Metin Koçtürk. Repetitörler: Oktay Keresteci/ Ayfer Zeren. Koreolojist: Esra Ünlü. Deniz Zirek/ Selim Borak Zuhal Balkan/ Erhan Güzel/ Ebru C. Atay/ Elif Korugan/ Pınar Müldür/ Ayça İnal/ Büşra Yıldırım/ Çağrı Çekiç/ Sanem Babacan/ Hüma Ersel/ Melike Manav/ Müge Celiloğlu/ Melih Mertel/ Barış Adikti/ Ömer Erenler/ Deniz Özaydın/ Cem Çelik/Mehmet. Arkan/ Mehmet Berge Cem Ü. İndere/ Ali Türkkan/ Sinan Kaymak/ A.Vivaldi – Anonim.”
Minyatür: “Koreografi ve Sahneye Koyan: Patrick De Bana, Müzik: A.Vivaldi – Anonim, Dekor: Ferhat Karakaya, Kostüm: Gizem Betil, Işık: Metin Koçtürk. Repetitör: Çiğdem Tezcür. Koreolojist: Esra Ünlü. Kondüvit: Fethiye Kantarcıoğlu/ Serkan Çelik. Ses: Latif Sözüdemir/ Hakan Baturalp. Sahne Müdür Yardımcısı: Nurtaç Altınbek/ Şenol Saatçi/ Ebru C. Atay/ Deniz Zirek/ Ayça İnal/ Deniz Özaydın/ Mehmet N. Arkan/ Elif Korugan/ Melike Manav/ Pınar Müldür Ömer Erenler/ Tunca Bakan/ Mehmet N. Arkan.”
Müzik ziyafeti
Klasik ve caz müziğe olan tutkusunu bugüne kadar çeşitli çalışmalarıyla sahneye koyan Burçin Büke ve ünlü piyanist Cana Gürmen’in konseri sanatseverlerle buluşuyor. Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat Merkezi’nde usta piyanistler, kullanacakları çift piyano ile Bolling’in “İki Piyano İçin” eserini sanatseverler için seslendirecekler. Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat Merkezi’nde 19 Nisan’da müzikseverleri ağırlayacak olan konser ile ilgili bazı detaylar ise şöyle sıralanıyor: “Piyano: Cana Gürmen. Piyano: Burçin Büke. Program: G.Gershwin: Prelüdler (İki Piyano İçin)
D: Shostakovich: Concertino. D. Milhaud: Scaramouch.
Programa ikinci yarısında ise konser, C. Bolling: Sonata, iki piyano, kontrbas ve vurmalı çalgılar temasıyla sonlanıyor.”
Sanatçı Cana Gürmen hakkındaki bazı detaylar ise şöyle sıralanıyor: “Cana Gürmen, piyano eğitimine küçük yaşta İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda başladı. Salzburg Mozarteum Müzik Akademisi’nde Prof. Scholz, Prof. Zecchi ve Prof. Engel’in kurslarına katılan Gürmen, Prof. Margulis ve Prof. Zaritzkaya ile perfeksiyon çalışmaları yaptı.
Gürmen, 1977’de Ankara Devlet Konservatuvarı Yüksek Piyano Bölümü’nü başarı ile bitirerek aynı yıl İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na öğretim üyesi olarak atandı. Bu görevinin yanı sıra solistlik kariyerine de başlayan Gürmen, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde ve Avusturya, Kıbrıs, Fransa, Ürdün, Almanya, Bulgaristan, Moldova, Rusya, Gürcistan, Ukrayna ve Sırbistan’da resital ve orkestra ile konserler verdi, radyo ve televizyonda programlar yaptı. Cana Gürmen, 1999’da profesörlük unvanını aldı. Gürmen, halen İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Anasanat Dalı Başkanlığı ve Öğretim üyeliği görevini sürdürüyor.”
Sanatçı Burçin Büke ile ilgili bazı detaylar ise şöyle sıralanıyor: “Türk piyano sanatçısıdır. İlk piyano derslerini müzisyen olan babasından aldı. Halk önünde ilk konserini on yaşındayken verdi. 1977’de açılan “Harika Çocuk” sınavını kazanıp Prof. Mithat Fenmen ile piyano, Prof. İlhan Baran ile de teori ve kompozisyon çalışmalarını sürdürdü. 1979 yılında Sofya Müzik Festivali’nde Türkiye’yi temsil etti. 1982’de Ankara Devlet Konservatuvarı’nın Yüksek Bölümü’nü bitirdikten sonra açılan devlet bursuyla Almanya’nın Hannover kentinde Müzik Akademisi’nde okumaya hak kazandı. Burada sırasıyla Prof. Ebert, Göctzke, Szidon, Plagge ile çalıştı. 1984 – 1989 yıllarında solist ve oda müziği sanatçısı olarak Hannover Yeni Müzik Festivallerine katıldı. 1992 yılında Hannover Müzik Akademisi’nin solistlik sınavını başarıyla bitirdi. Londra’da Prof. Benjamin Kaplan ve İtalya’da da Prof. Marvulli ile özel olarak çalıştı. Uluslararası Lanciano Piyano Yarışması’nda birincilik aldı. Ayrıca Craydon ve Bilbao yarışmalarında ödüller kazandı. 1993 yılında Berlin’de kurulan Color of Music Oda Orkestrası’nın solist ve kurucularındandır. Sanatçı Kuzey Almanya Radyo Oda Orkestrası, Langenhagen Festival Orkestrası, Lanciano Festival Orkestrası, Hannover Big Band Orkestrası ile turneler yapmıştır. Almanya’da Braunschweig, Bremen, Osnabrück festivallerinde başarılı konserler verdi ve çok olumlu kriterler aldı. Almanya dışında Fransa, İngiltere, İtalya, Yunanistan, Bulgaristan, Avusturya, İsrail, Hollanda, Mısır, İsviçre’de de konserler verdi. 1996 yılında Londra’da Steinway Sons sanatçısı oldu. 1994-1998 yılları arasında Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın, 1998’den itibaren İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın solist sanatçısı oldu.”
Miniklerin yüzü gülecek!..
Nisan ayında çocuk oyunları Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde minik tiyatroseverleri bir araya getiriyor. 23 ve 28 Nisan tarihlerinde iki ilgi çekici oyun, Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde miniklerle buluşuyor. Tiyatro Mie’nin sahneleyeceği “Rapunzel-Altın Saçlı Prenses ” ve “Küçük Balık Bam Bam” izleyenleri mest edeceğe benziyor. Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde 23 Nisan’da sahnelenecek olan Rapunzel ile ilgili bazı detaylar ise şöyle aktarılıyor: “Güzeller güzeli Rapunzel, öyle güzel öyle iyi yüreklidir ki, onu büyüten Cadı, kimseler görmesin diye erişilmez kuleye hapseder. Bir gün ülkenin Prens’i ormanda yürüyüş yaparken, altın sarısı uzun saçlarıyla kulede ki Rapunzel’i görür, göz kamaştıran güzelliği karşısında büyülenir. Cadı, olan biteni öğrendiğinde çok sinirlenir ve kötü planlar yapar. Acaba güzel Rapunzel Cadı’nın hapsettiği kuleden kurtulup özgürlüğüne kavuşabilecek midir?”
Oyunla ilgili diğer detaylar ise şöyle sıralanıyor: “Rapunzel-Altın Saçlı Prenses adlı müzikal çocuk oyunu kadrosunda yer alan isimler şöyle: Yöneten: Salim Dörtcan. Müzik: Tuğrul Aray. Dekor: Ferit Özen. Kostüm: Aygül Kostüm Evi. Oynayanlar: Emre Şen, Gül Arda, Müge Küçükyılmazlar, Dilay Ekmekçioğlu, Kürşat Karaman, Senem Bölükbaşı, Şükran Aktı, Büşra Çulha.”
Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde 28 Nisan’da sahnelencek olan “Küçük Balık Bam Bam” ile ilgili bazı detaylar ise şöyle aktarılıyor: “Çevre konseptli çocuk oyunu Küçük Balık Bambam… Sevimli yardım sever minik Bambam okul çağı gelmiştir ve bir deniz okuluna başlar. Bambam, bu okulunda Paslı, Aksırık ve Dev İstiridye ile tanışır, arkadaş olup onları çok sever. Okulda insanların denize attıkları atıklarla, büyük balıklarla karşılaşırlar. Birlikte şarkılar söyleyip dans ederler. Çevre kirliliğinin zararlarını öğrenirler. Hiçbir şeyin tek başına çözülemeyeceğini, sevgi ve birliktelikle her şeyin üstesinden gelineceğini, başarıya ulaşılacağını, yaşadıkları bir dolu maceradan sonra öğrenirler. Artık denize açılma zamanları gelmiştir.”
Oyunla ilgili diğer detaylar ise şöyle sıralanıyor: “Küçük Balık Bambam adlı müzikal çocuk oyunu kadrosunda yer alan isimler şöyle: Yöneten: Salim Dörtcan. Müzik: Tuğrul Aray. Dekor: Ferit Özen. Kostüm: Aygül Kostüm Evi. Oynayanlar: Emre Şen, Gül Arda, Müge Küçükyılmazlar, Dilay Ekmekçioğlu, Kürşat Karaman, Senem Bölükbaşı, Şükran Aktı, Büşra Çulha.”
Ekrem Bora’yı uğurladık
Türk sinemasının usta oyuncusu Ekrem Bora, son yolculuğuna Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde uğurlandı. 78 yaşında akciğer ödemi sonucu hayatını kaybeden Bora için gerçekleştirilen ilk tören Akatlar Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Ekrem Bora’nın tabutuna kırmızı karanfiller konmuştu ve gönül verdiği Fenerbahçe’nin bayrağı serilmişti. Gerçekleştirilen törene; Hülya Koçyiğit, Ali Sunal, Songül Öden, Fatma Girik, Kıvanç Tatlıtuğ, Türkân Şoray, Memet Ali Alabora, Selda Alkor, Cüneyt Arkın, Kadir İnanır, Eşref Kolçak, İzzet Günay, Adnan Şenses, Sümer Tilmaç, Fikret Hakan, Mahsun Kırmızıgül ve Salih Güney gibi isimler katıldı.
Bora’nın rol aldığı filmlerinden karelerin, röportajlarının ve fotoğraflarının yer aldığı sinevizyon gösterisiyle başlayan törende; Türkân Şoray, “Bugün burada tüm onu sevenleri, sinemada yıllarca birlikte olduğum yol arkadaşlarımı, sinemaya emek verenleri görüyorum. Böyle acı bir günde bir aradayız. Bu öyle bir acı ki, kelimelerle tarif edilebilecek bir acı değil. Sinemamız gerçekten büyük bir değerini kaybetti. Bizler de çok iyi bir dost ve yakın yol arkadaşımızı kaybettik. Ancak o, Türk sinemasında sonsuza kadar yaşayacak” diye konuştu.
Kemal Sunal’ın oğlu Ali Sunal da konuşma yapmak için davet edilmenin kendisi için şeref olduğunu belirterek, “Ekrem ağabey benim ustam, babamın ustası, Türk sinemasının ustası. Türk sineması aslan gibi bir delikanlısını kaybetti” derken birçok filmde beraber rol aldığı Fatma Girik de sahnede duygusal anlar yaşadı.
Ekrem Bora’nın cenazesi, törenden sonra Zincirlikuyu Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze törenine Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da katıldı.
Yunan ve Türk imzası!..
Beşiktaş Belediyesi’nin ücretsiz belgesel film gösterimleri, Nisan ayında da tüm hızıyla devam ediyor. Sinemaseverler, Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi Onat Kutlar Sinema Salonu’nda buluşuyor. Beşiktaş Belediyesi tarafından Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Belgesel Sinemacılar Birliği işbirliği ile düzenlenen “Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit”te gösterimler devam ediyor. Nisan ayının ikinci yarısında ziyaretçilerine ağırlayacak olan belgesel filmler içinde ilki “Oyun devam etmeli” adlı film… 18 Nisan 2012’de sinema perdesine yansıyacak olan gösterimle ilgili bazı detaylar ise şöyle: “Yunanistan / 2010 yapımı. Film, 81 dakika sürüyor. Yunanca, Türkçe altyazılı. Yönetmen: Angelis Andrikopoulou, Argyris Tsepelikas.”
Belgesel filmin konusu ile ilgili detaylar ise şöyle aktarılıyor: “Bir Yunan kentinin en kalabalık yerinde, Alexandra, Vlad, Chrysa ve çetenin diğer üyeleri okuldan sonra her gün, Christos’un evinin önünde toplanır ve yatma zamanına kadar top oynarlar. Ama ne zaman oyuna başlasalar çevre sakinleri de kötü sözlerle, tehditlerle hatta şiddetle saldırıya geçer. Çocukların tepkisi de oldukça küstahçadır. Gidecek başka yerleri de yoktur. Alexandria belediye başkanına gidip bu durumu görmesi için zorlamaya karar verir. Bu, yıl boyu sürecek olan ve kentin kendilerine oyun alanı vermesini sağlamaya yönelik bir kampanyaya dönüşür. Bu zaman süresince çocukların yaşamları ve kavrama güçleri zorlanırken kararlılıkları hayranlık uyandıracaktır.”
Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi Onat Kutlar Sinema Salonu’nda gösterime girecek olan bir diğer film de “Orhan Veli’nin İlham Perisi Bella” adlı film… 25 Nisan 2012 tarihinde Onat Kutlar Sinema Salonu’nda seyircisiyle buluşacak olan film ile ilgili bazı detaylar şöyle sıralanıyor:
“Türkiye / 2011 yahımı. Film, 60 dakika sürüyor. Türkçe. Yönetmen: Yıldırım Yanılmaz.”
Belgesel filmin konusu ile ilgili detaylar ise şöyle aktarılıyor: “Belgesel Orhan Veli’nin ilham perisi Bella Eskenazi’nin hayat hikâyesini anlatıyor. Bella Eskenazi’nin hayatı Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi Cumhuriyet aydınlarıyla kesişiyor. Köy Enstitüleri’nde de bir süre öğretmenlik yapan Eskenazi sizi uzun soluklu bir yolculuğa çıkarıyor.”
Filmin yönetmeni ile ilgili bazı detaylar ise şöyle:
“Tiyatro ve sinemayı bir arada yürütebilen ender kişilerden olarak biliniyor. Ayrıca ülke sınırları içinde konuşulan yöresel ve ulusal lehçeleri, metodik bir sisteme getirip çabuk ve kesin olarak öğretilmesine olanak sağlayan isimler arasında gösteriliyor. MSM Sanat merkezi öğretim görevlisi olarak Konservatuar Bölümü’nde ‘Tiyatro’ ve ‘Sinema’ dersleri vermeyi sürdürüyor. Sinema ve Tiyatro alanında, belli zaman aralıklarıyla düzenlediği kişisel kurslarla dikkat çekiyor.”
Kadın ve mevsimlik işçilerin dünyası
Sinemaseverler Levent’te bir araya gelmeye devam ediyor. Bahar aylarında birbirinden ilginç belgesel film gösterimleri seyircisiyle buluştu. Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi Onat Kutlar Sinema Salonu’nda gerçekleşen Beşiktaş Belediyesi’nin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Belgesel Sinemacılar Birliği’yle ortaklaşa düzenlediği gösterimler içinde “Kilim: Köklere Yolculuk” yer alıyordu. 4 Nisan 2012’de sinemaseverler ile buluşan film ile ilgili detaylar şöyle:
“Türkiye / 2010 yapımı. Film, 43 dakika sürüyor. Türkçe. Yönetmen: Engin Ayça.”
Belgesel filmin konusu ile ilgili bazı detaylar ise şöyle: “Kilimlerin üzerindeki motiflerin kökeniyle ilgili bir çalışma. Anadolu’dan başlayarak Asya, Avrupa ülkeleri ve Amerika kıtasından kilim motifi örnekleri… Kilimdeki motiflerle damga yazısı arasındaki benzerlikler… Kilim motiflerinin anlamları, bunların Anadolu ve Asya halklarının kültür ve inançlarıyla ilgisi… Kilim kadın dünyasını yansıtır.”
Belgesel filmin yönetmeni Engin Ayça ile ilgili bazı detaylar ise şöyle sıralanıyor: “1941 yılında Edremit’te doğdu. Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. Roma’da Roma Deneysel Sinema Merkezi’nde sinema yönetmenliği eğitimi gördü. 1970 – 1974 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Foto Film Merkezi’nde çalıştı. Yılmaz Güney’in Arkadaş filminde yönetmen yardımcılığı yaptı. 1973 – 1975 yılları arasında Atilla Dorsay ve Nezih Coşkun ile birlikte 7. Sanat isimli sinema dergisini çıkardı. 1974 yılında girdiği TRT İstanbul Televizyonu’nda 1986 yılına kadar yönetmen olarak çeşitli belgesel filmler ve kültür programları gerçekleştirdi. 1987 yılında TRT’den ayrıldı ve Bez Bebek adlı sinema filmini yönetti. 1990 yılında ‘Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu’ isimli filmini çekti. Çeşitli dergi ve gazetelerde sinema yazıları yazdı çeviriler yaptı. Mimar Sinan Üniversitesi Sinema TV Enstitüsü’nde ders vermekte. Oyuncu Gülsen Tuncer ile evli.”
Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi Onat Kutlar Sinema Salonu’nda gerçekleşen Beşiktaş Belediyesi’nin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Belgesel Sinemacılar Birliği’yle ortaklaşa düzenlediği gösterimlerin bir diğeri de “Toruk” adlı filmdi. 11 Nisan 2012’de sinemaseverler ile buluşan filmle ilgili bazı detaylar şöyle: “Türkiye / 2011 yapımı. Film 32 dakika sürüyor. Türkçe. Yönetmen: Hasan Basri Özdemir.”
Belgesel film ile ilgili diğer bazı detaylar ise şöyle sıralanıyor: “Bu belgesel, Türkiye’nin çeşitli doğu bölgelerinden, Kızılcahamam Ankara’ya sekiz aylığına gelen ailelerin hikâyelerini anlatıyor. Bu sekiz ay süresince çadırlarda kalıyor, zorluklarla mücadele ediyor ve meşe ağacından kömür elde ediyorlar. Bu süre içinde birbirleri için yaptıkları fedakârlıkları ve işbirliklerine tanık olunuyor.”
Belgesel filmin yönetmeni Hasan Basri Özdemir ile ilgili bazı detaylar şöyle sıralanıyor:
“1983 doğumlu. 2005 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema ve Televizyon Bölümü’ne girdi. 2009 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde yüksek lisans öğrenimine başladı. Erciyes Film Atölyesi’ne bağlı olarak belgesel ve kısa film çalışmalarına devam ediyor.”
Çocukların uçuş keyfi!..
Uçmanın gizemli dünyası çocukları çağırıyor!.. Pegasus ile Yükseklere Uçuş Sergisi, Beşiktaş Çağdaş’ta çocukları uçmanın gizemli dünyasıyla buluşturuyor. “Pegasus ile Yükseklere Uçuş” sergisi, 30 Haziran’a kadar Mustafa Kemal Merkezi bünyesindeki Beşiktaş Çağdaş’ta ziyaretçilerini ağırlayacak. Sergi ile Mustafa Kemal Merkezi’nde çocuklar, mitolojiden günümüze uçmanın temel dinamikleri ile tanışmış olacak. Pegasus ana sponsorluğu ve Beşiktaş Belediyesi’nin desteği ile Avusturya’nın Viyana Zoom Çocuk Müzesi ve Çocukistanbul işbirliği ile gerçekleştirilen sergi, 30 Mart’ta düzenlenen bir tören ile Beşiktaş Çağdaş, Mustafa Kemal Merkezi’nde açılmıştı.
Türkiye’nin ilk çocuk müzesi sergisi olan Pegasus ile Yükseklere Uçuş, Pegasus Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, serginin küratörü Viyana Zoom Çocuk Müzesi Direktörü Dr. Elisabeth Menasse – Wiesbauer ve Çocukistanbul kurucularının açılışını yaptığı sergiye, Şair Mehmet Emin Yurdakul İlköğretim Okulu öğrencileri, Pegasus Ailesi çocukları ve 26. Boeing 737 – 800’e ismini veren Yağmur Demir de katıldı.
BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ
ÇOCUK MÜZESİ AÇACAK
Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ise 8 yıldır kültür ve sanatla yönettikleri Beşiktaş Kenti’nde gerçekleştirilen bu sergiye destek olmaktan memnuniyet duyduklarını, “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızla birlikte gökyüzünü keşfedeceğimiz bu sergide buluşmak bizim için çok anlamlı. Pegasus ile Yükseklere Uçuş Sergisi’nde yer alan interaktif uygulamaların çocuklarımız kadar yetişkinlerimizin de ilgisi çekeceğine inanıyoruz. Beşiktaş Belediyesi olarak böyle yaratıcı ve yenilikçi bir sergiye ev sahipliği yapmaktan ve destek vermekten sonsuz mutluluk duyuyoruz” sözleriyle ifade etti. Serginin, Beşiktaş Belediyesi’nin çocuklara yönelik sanatsal faaliyetlerinin başlangıcı olduğunu dile getiren Ünal, “Yakın zamanda Etiler’de açacağımız çocuk müzesi için hazırlıklarımız tüm hızıyla sürüyor” dedi.
Pegasus Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı sergi açılışında gerçekleştirdiği, konuşmasında; misafirler arasında yer alan Şair Mehmet Emin Yurdakul İlkokulu öğrencilerine anlamlı bir sürpriz yaptı. Uçağa binmeyen çocukların parmak kaldırmasını isteyen Sabancı; sergi açılışındaki tüm öğrencileri, öğretmenlerinin izni ile 23 Nisan’da Anıtkabir’i ziyaret etmek üzere Pegasus Hava Yolları ile Ankara’ya davet etti.
Serginin küratörü Viyana Zoom Çocuk Müzesi Direktörü Dr. Elisabeth Menasse – Wiesbauer ise konuşmasında “Doğa bilimleri ile hayal dünyası ve sanat bir araya gelmeseydi bugün belki uçuyor olmayacaktık. Bu sergi çocuklara, bu bileşimin geçmişten bu yana ve ileride ne kadar temel bir rol oynadığını gösteriyor” dedi. Pegasus ile Yüseklere Uçuş sergisinin uyarlama, uygulama ve organizasyonunu gerçekleştiren Çocukistanbul’un kurucu ortağı Erdoğan Kahyaoğlu da ülkemizde çocukların, dünyada 100 yıllık bir tarihi olan “Çocuk Müzeleri” ile henüz tanışmamış olduğunu hatırlatarak, “Avrupa’nın köklü ve deneyimli Çocuk Müzesi Zoom ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu sergi, zengin içeriği ve tümüyle interaktif yapısıyla, çocuklara dokunarak, yaparak, deneyimleyerek ve her şeyin ötesinde birlikte özgürce eğlenerek, öğrenecekleri nitelikli bir ortam sağlıyor. Bu yapısıyla bir ilk olmasının ötesinde, ileriye doğru önemli bir adım olduğu inancındayız” dedi.
Beşiktaş Çağdaş, Mustafa Kemal Merkezi’nde 450 metrekarelik bir alanda kurulan “Pegasus ile Yükseklere Uçuş” sergisinde çocuklar atölye çalışmaları, film gösterimleri, konferanslar ve çeşitli etkinliklere uçmanın temel dinamiklerini etkileşimli olarak öğrenecekler. Yetişkinler ve aileler de çocukların bu keyifli serüvenini onlarla paylaşabilecekler.
“Pegasus ile Yükseklere Uçuş” sergisinde, çocuklar doğada uçan nesneleri ve uçmanın dinamiklerini inceleyerek, kendi uçan nesnelerini tasarlayacak. Ağır nesnelerin havada nasıl durabildiğini öğrenecek, sıcak hava balonunu uçuracak, roket koltuğunda seyahat edecek ya da uçan kahramanların kılığına bürünebilecekler. Çocuklar, dev bir uçak ve kontrol kulesinde, pilot, hostes, kontrol ve yer görevlisi olarak, eğlenerek öğrenebiliyorlar. Beşiktaş Çağdaş, Mustafa Kemal Merkezi’nde 3 ay boyunca açık kalacak sergide rezervasyonlu hafta içi rehberli okul turları ücretsiz olacak, hafta sonları da 5 TL ücret karşılığı yine rehberli olarak gezilebilecek.
İlişkilerde
Dört Mevsim
Beşiktaş Belediyesi ve Aktiffelsefe Kültür Derneği Levent Şubesi iş birliğiyle düzenlenen “İlişkilerde Dört Mevsim” konferansı, Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Nisan ayının ilk haftasındaBeşiktaş kentlisi sağlık seminerleri üzerinde Akatlar’da bir araya geldi. 6 Nisan Cuma günü saat 20.00’da gerçekleştirilen konferansta insan ilişkileri, sorunları ve çözümleri ele alındı, katılımcıların sorularına yanıtlar arandı. Konuşmacı Psikiyatrist Prof. Dr. Aytül Çorapçıoğlu’nun gerçekleştirdiği konferansta, ilişkilerin doğası ele alınacak, birlikte yaşamın değerlerinden bahsedildi. Konferansı gerçekleştirilen uzman hakkında bazı detaylar ise şöyle:
“1990 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olup, 1998 yılında doçent, 2004 yılında profesör olmuştur. Türkiye Psikiyatri Derneği ve Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi ve Psikiyatrik Tıp Derneği kurucu üyesi ve Türkiye Psikiyatri Derneği “Birinci Basamakta Psikiyatri” çalışma birimi başkanıdır. Altı psikiyatri dergisinin bilimsel danışma kurulu üyesi olan Prof. Dr. Çorapçıoğlu’nun yurtiçi ve dışında yayınlanmış 100’e yakın yayını bulunmaktadır. 2005 yılından beri İstanbul’da Yorum Danışmanlık’ta terapi ve eğitim çalışmalarını sürdürmektedir.”
Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde yapılan konferans ücretsiz olarak gerçekleştirildi. Aktif Felsefe – Aktif Yaşam – Yeni Yüksektepe Kültür Derneği etkinliklerini Akatlar Kültür Merkezi’nde gerçekleytirdiği konferansların benzerini aynı ay boyunca da devam ettiriyor. Dernek hakkında bazı detaylar internet sitelerinde kendi kalemlerinden şöyle aktarılıyor:
“Yeni Yüksektepe Kültür Derneği, kültürel, ekolojik, sosyal çalışmalar yapan gönüllü bir felsefi harekettir. Kurulduğu 1989 yılından beri ‘Daha iyi, güzel ve adil bir dünya’ vizyonu ile dünyayı bulduğundan daha iyi bırakmak için çalışmalar yapar. İnsanlığın felsefi, kültürel ve hümanist değerleri üzerine kurulmuş olan organizasyon, kurulduğu andan itibaren bireyin ve toplumun gelişimi için binlerce kültürel, sosyal ve felsefi etkinlikler gerçekleştirmiştir. Yüksektepenin amaçları; tüm insanlığın zihinlerini meşgul eden, toplumlara hedef olmuş ve insanları birleştiren ortak değerlerdir. Geçmişte ve günümüzde bu ortak değerleri kendine amaç edinmiş felsefi hareketlerin ruhunu kendinde taşımaktadır. “Yüksektepe” kelimesi her insanda varolan; kendini, yaşamı ve onların yasalarını tanımak isteyen filozofu simgeler. Yeni Yüksektepe geçmişteki benzer felsefe hareketleri gibi insanın kendi “Yüksektepe”si ile yani filozof kısmı ile tanışmasını amaçlar bu nedenle “Yeni” bir Yüksektepe’dir.”

Son Osmanlı
son yolculuğunda
ORTAKÖY- Osmanlı ailesinin en yaşlı üyesi “Neslişah Sultan” Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ortaköyde’ki evinde vefat eden Osmanlı Hanedan defterine kaydı yapılan son kişi olarak bilinen ve son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin ve son halife Abdülmecit’in torunu olan Neslişah Osmanoğlu’nun naaşı, Aşiyan Mezarlığı’nın girişinde cenaze aracından indirilerek aile yakınlarının omuzlarında defnedileceği yere getirildi. Mezarlıkta yapılan törene, “Neslişah Sultan”ın Mısır’da yaşayan oğlu Abbas Hilmi, Kızı İkbal Saviç, torunu Davut Hilmi, yeğeni Fazile Bernar, kuzeni Osman Selahattin Osmanoğlu ile Kayıhan Osmanoğlu, Harun Osmanoğlu, Osman Mayatepek, Kenize Murad, Ömer Reda, Salih Reda, Ömer Eroğan ve Arzu Enver Eroğan, Tarihçi İlber Ortaylı ve Murat Bardakçı da katıldı. Neslişah Sultan’ın naaşı, burada okunan dualar eşliğinde toprağa verildi. =
İzmarit temizlik aracını yaktı
BEŞİKTAŞ- İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait yol temizlik aracı, temizlik çalışması yaptığı sırada alev aldı. Yoldan çektiği sigara izmaritinden başladığı tahmin edilen yangını, itfaiye ekibi güçlükle söndürdü. Yangın sebebiyle Dolmabahçe Caddesi üzerinde araç kuyruğu oluştu. Yangına, ilk müdahaleyi aracın sürücüsü yaptı. Yangın söndürme tüpleriyle yapılan müdahale yetersiz kalınca, olay yerine itfaiye ekibi çağrıldı. Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekibi, alevlere müdahale etti. İtfaiye erleri, herhangi bir patlama ihtimaline karşı caddeyi trafiğe kapatarak, yolun her iki tarafına da emniyet şeridi çekti. Uzun çabaların ardından yangının merkezine ulaşan itfaiye erleri, alevlere köpük sıkarak yangını söndürdü.
TEKNOLOJİ: Toshiba 3-G gözlüklerini attı
TOSHIBA-TNB Bilgisayar gelişmiş dijital eğlence için etkin güce sahip, en son işlemci ve grafik işleme ile premium video ve ses deneyimi sunan yeni Satellite P serilerini tanıttı. Toshiba, Satellite serisinde ilk kez gözlüksüz 3D teknolojisini sundu. Çift dokulu özel tasarım alüminyum kasa ile ürün ilk bakış da farkını hissettiriyor. Yeni modeller, üstün işlemci gücü ve grafik performansına sahip bir dizüstü bilgisayar arayan kullanıcılara hitap ediyor ve gelişmiş yüksek çözünürlüklü multimedya uygulamalarını destekliyorlar.

MAGAZİN HABERLERİ

“BU PANİK NEDEN?..”
KURUÇEŞME- Evrim Akın, geçen hafta “Alemin Kıralı” dizisindeki rol arkadaşı Zeynep Gülmez ve bir erkek arkadaşıyla birlikte Kuruçeşme Sortie’deydi. İçeride erkek arkadaşıyla samimi şekilde eğlenen Akın, çıkışta karşısında muhabirleri bulunca panikledi. Evrim Akın’ın imdadına Zeynep Gülmez yetişti, ünlü oyuncu genç adamdan aracına binip gitmesini istedi. Ancak onun gitmek yerine “Hadi Evrim, gelmiyor musun?” diye bağırması, ikilinin planını altüst etti. Gülmez’in gözleriyle gitmesini işaret ettiği meçhul genç, sonunda ısrarından vazgeçip oradan ayrıldı.
“DÜŞTÜM OLAY BU”
ETİLER- “Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisinin Ali Kaptan’ı Erkan Petekkaya, eğlence turunda görüntülendi. Petekkaya, geçtiğimiz haftalarda Etiler’deki Günaydın Restoran’da görüntülendi. Arkadaşlarıyla yemek yiyen Petekkaya, akşam saatlerinde de Bebek’te objektiflere takıldı. Bir eğlence mekânından çıkan ünlü oyuncu, aracına binerken dengesini kaybedip düştü. Petekkaya, “Basamak yeri kaygandı, bineceğim sırada kayıp aracın içine düştüm, olay bu” dedi.
BİR KADIN VE TRİP!..
BEBEK- Demet Evgar, geçen hafta sevgilisiyle buluştu. Fakat sevgilisi çok sinirli bir biçimde konuşuyordu. Onu sakinleştirmek Demet Evgar’a düştü. Demet Evgar ile Multitap grubunun klavyecisi olan sevgilisi Sertaç Özgümüş geçen hafta Bebek’te bir kafede yemek yedi. Bir konu hakkında sinirli bir şekilde konuşan Sertaç Özgümüş’ü sevgilisi Demet Evgar sakinleştirdi.
“İLİŞKİMİZ GAYET SEVİYELİ”
ETİLER- Eser Yenenler ve Farah Zeynep Abdullah çifti geçen hafta Etiler’de görüntülendi. Haklarında çıkan ayrılık haberlerine güldüklerini ifade eden çift, çıkışta konuyla ilgili, “Bir ara hakkımızda “Ayrıldılar” diye haberler çıktı. Öyle bir şey yok, gördüğünüz gibi ilişkimiz gayet seviyeli ve düzgün bir şekilde devam ediyor” diyerek dedikoduları yalanladı.
‘BANA GICIK OLUYORLAR’
ETİLER- İkinci çocuğunu geçen ay dünyaya getiren Çağla Şıkel, formuna kısa sürede kavuştu. Ama Şıkel’in bir sıkıntısı varmış. Etiler’de kuaförden çıkarken rastladığımız eski manken, bu konuda konuşmaktan sıkıldığını zira kadınların kısa sürede kilo verdiği haberleri yüzünden kendisine gıcık olduğunu söyledi.
HADİSE’YE KOMŞU OLDU
LEVENT- Kurtlar Vadisi’nin Memati’si Gürkan Uygun’un Levent’te bulunan lüks bir ev aldığı iddia edildi. İddiaya göre Uygun evi 2.5 milyon TL’ye aldı, evin içine de 200 bin TL harcadı. Uygun’un bu evde oturmayacağı ancak evi dizi ya da film çekimleri için kiraya vereceği öne sürüldü. Aynı yerden Hadise’nin de ev aldığı ifade edilmişti. İddialar doğruysa Uygun ve Hadise komşu oldu.

SPOR HABERLERİ

Play-Off’ta dördüncü
Spor Toto Süper Lig 34. hafta maçında Kardemir Karabükspor ile Beşiktaş arasında oynanan karşılaşma 1-1 eşitlikle tamamlandı. Süper Lig’de son haftanın kapanış maçında Karabükspor ile Beşiktaş arasında mağlup gelen taraf olamadı. Karabükspor maçında kartlar yine konuştu ve Siyah Beyazlılar’da Egemen ile Almeida kırmızı kart gördü. Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadı’nda oynanan karşılaşmada Beşiktaş’ın golünü ise 16. dakikada Holosko kaydederken, Kardemir Karabükspor’un golünü 23. dakikada Mehmet Yıldız attı ve Beşiktaş’tan 69. dakikada Almedia ve 84. dakikada Egemen kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı. Öte yandan bir önce hafta Kara Kartal, evinde istediğini elde edemedi ve ağırladığı Samsunspor’a mağlup oldu. Spor Toto Süper Lig 33. haftasında, Beşiktaş Samsunspor maçı 0-1 sona ermişti. Samsunspor, Murat Yıldırım’ın 70. dakikadaki golüyle Beşiktaş’ı 1-0 mağlup etti. Ligde kalması mucizelere bağlı olan Samsunspor, İnönü Stadı’nda Süper Final giren Beşiktaş’a maçın bitmesine yirmi dakika kala darbe vurmuş oldu.
SÜPER FİNALLER
Fikstür çekimine Spor Toto Süper Lig’in 34 haftalık Lig Grubu’nu ilk 8 sırada tamamlayan kulüplerin temsilcileri ile Türkiye Futbol Federasyonu yöneticileri katıldı. Spor Toto Süper Lig’in 34 haftalık periyodunun ardından başlayacak olan Süper Final Şampiyonluk Grubu’nda ligi ilk 4 sırada bitiren takımlar yer alırken, Süper Final Avrupa Ligi Grubu’nda ise ligi 5., 6., 7. ve 8. sırada bitiren takımlar bulunuyor. UEFA Avrupa Ligi’ne katılacak üçüncü takımı belirleyecek ve Süper Final Şampiyonluk Grubu 4’üncüsüyle, Süper Final Avrupa Ligi grubunun 1’incisi arasındaki karşılaşma ise 20 Mayıs 2012 Pazar günü oynanacak.
SÜPER FİNAL FİKSTÜRÜ
1. Hafta: 14 Nisan Cumartesi
Beşiktaş-Galatasaray: 19.00
1. Hafta: 15 Nisan Pazar
F.Bahçe-Trabzonspor: 19.00
2. Hafta: 21/22 Nisan 2012
Trabzonspor-Beşiktaş
Galatasaray-Fenerbahçe
3. Hafta: 28/29 Nisan 2012
Fenerbahçe-Beşiktaş
Trabzonspor-Galatasaray
4. Hafta: 2/3 Mayıs 2012
Beşiktaş-Fenerbahçe
Galatasaray-Trabzonspor
5. Hafta: 5/6 Mayıs 2012
Trabzonspor-Fenerbahçe
Galatasaray-Beşiktaş
6. Hafta: 12/13 Mayıs 2012
Fenerbahçe-Galatasaray
Beşiktaş-Trabzonspor

Bu lig başka lig!
Beşiktaş Belediyesi “Çocuk Oyunları Ligi” final oyunlarını tamamladı ve şampiyonlarını kutladı. Beşiktaş Belediyesi Çocuk Oyunları Ligi, ilköğretim öğrencileri arasında neşeli bir mücadeleye sahne oldu. Nisan ayında gerçekleşen turnuva adeta tüm katılımcılara coşku verdi ve kazanma heyecanı adeta öğrencileri sardı sarmaladı. Beşiktaş Belediyesi, Çocuk Oyunları ve Spor Kulüpleri Federasyonu’nun öncülüğünde bu sene ilki düzenlenen Beşiktaş Belediyesi Çocuk Oyunları Ligi ile unutulmaya yüz tutan çocuk oyunları tekrar hatırlandı. Ligin Beşiktaş ayağını Murat Beyaz İlköğretim Okulu kazandı. Eskiden ülkemizin hemen her yöresinde oynanan ve günümüzde unutulmaya yüz tutan geleneksel çocuk oyunlarını tanıtmak ve sevdirmek amacıyla Beşiktaş Belediyesi, Çocuk Oyunları ve Spor Kulüpleri Federasyonu (ÇOSKF) işbirliğinde düzenlenen Beşiktaş Belediyesi Çocuk Oyunları Ligi sona erdi. Çocuk oyunları içinde şu başlıklar yer alıyor: “Birdirbir, halat çekme, yakan top, çuval yarışı, sek sek, mendil kapmaca, güvercin takla, çelik çomak, ara kesti, 12 taş, 9 taş.”
Final maçı ise 1 Nisan 2012 Pazar Günü İSOV – Dinçkök Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde yapıldı. Toplam 8 ilköğretim okulundan çok sayıda öğrencinin katıldığı yarışmalar sonunda Murat Beyaz İlköğretim Okulu birinci olurken ikinci Nimetullah Mahruki İlköğretim Okulu, üçüncü ise Yüzüncü Yıl İlköğretim Okulu oldu. Öğrenciler kupalarını ve madalyalarını Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’dan aldılar.
Gruplarda yer alan okulların isimleri ise şöyleydi: “Org. Kami Güzey İlköğretim Okulu Nimetullah Mahruki İlköğretim Okulu, Şair Nedim İlköğretim Okulu, 100. Yıl Mustafa Kemal İlköğretim Okulu, Murat Beyaz İlköğretim Okulu, Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu, Tevfik Fikret İlköğretim Okulu, İsmail Tarman İlköğretim Okulu.”
Başladı ve bitti!..
BEŞİKTAŞ: 0 – G.SARAY: 2
SÜPER Finallerin ikinci maçı İnönü Stadı’nda yapıldı. Beşiktaş erteleme maçında Galatasaray ile karşılaştı. G.Saray’ın gollerini Melo ve Aydın attı. 89. dakikada Hilbert kırmızı kart gördü. Taraftar, hakem Hüseyin Göçek’in kararlarına tepki gösterdi.
Lig şimdi başlıyor
Süper Lig’in bitmesiyle birlikte şampiyonluk yarışı nefesleri kesiyor… Normal sezonu lider tamamlayan Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor ve Beşiktaş’ın yer aldığı Süper Final maçları heyecanla başladı. Şampiyonluk yarışı, 13 Mayıs günü oynanan son maçlarla tamamlanmış olacak. Süper Final heyecanı Spor Toto Süper Ligi’in 34 haftalık maratonu sonrası başladı. Uzun lig maratonu sonunda Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor ve Beşiktaş Süper Final oynamaya hak kazandı. Bu sistem ilk defa uygulanıyor ve uygulama ile “Süper Final Sistemi” sonunda Süper Lig şampiyonu belli olacak. Artık gözler Süper Final ve Avrupa Ligi Play-off maçlarına çevrildi.
Spor Toto Süper Lig şampiyonu ile Avrupa kupalarına katılacak takımları belirleyen Süper Final’in 6 haftalık fikstürüne göre Kartal, Galatasaray ile İnönü Stadı’nda karşılaştı. 0-2’lik skorla sonlanan maçta, Beşiktaş’ın zaten az olan şampiyonluk umudunu bu sonuçla tamamen yitirmiş oldu. Galatasaray’ın gollerini 26. dakikada Melo, 79. dakikada Aydın Yılmaz kaydetti. Beşiktaş’ta nefesler tutulduğu Beşiktaş’ın Süper Final ilk maçında hakem Hüseyin Göçek kararlarıyla adeta maça damgasını vuran isim oldu. Galatasaray’la oynanan maçta, tribünler karıştı, taraftar sahaya girdi. Büyük bir ekonomik sıkıntı içerisinde bulunan Siyah – Beyazlılar’da yeni yönetim, Süper Final maçlarına büyük önem verdiğini açıkladı. Kartal’ın ilk iki sırada yer alıp, Şampiyonlar Ligi bileti alması halinde, önemli bir ekonomik kaynağa kavuşacak olmanın bilincindeki Siyah-Beyazlılar, bu hedef doğrultusunda hesaplarını yapıyor. Dolayısıyla Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’ne katılması halinde önemli bir ekonomik kaynak gelecek. Devler Ligi’ne katılım halinde kulübe en az 20 milyon Euro’luk gelir sağlanacağı tahmin ediliyor.
Spor Toto Süper Final Şampiyonluk Grubu’ndaki Beşiktaş-Galatasaray maçı, Siyah-Beyazlı kulübün yeni başkanı Fikret Orman’ın ilk derbisi oldu. Bununla birlikte, Tayfur Havutçu, 334 gün sonra teknik adam olarak İnönü Stadı’nda yerini aldı. Havutçu, maç sonrasında şunları söyledi: “Mağlup olduğumuz için üzgünüz. Süper Final maçlarını camia olarak, yönetim olarak yeni bir heyecan diye görüyorduk. Maçtan önce statta çok güzel bir atmosfer vardı. Dakikalar geçtikçe takım da taraftar da gerilmeye başladı. Aleyhimize kararlar verildi. Her geçen dakika ortam daha fazla gerildi. Toplayabildiğimiz kadar puan toplayıp ligi nerede bitirdiğimizi göreceğiz.”