SİYASET: ‘Bunda yüz yok, haysiyet yok, onur yok’

Cumhurbaşkanı Erdoğan 45. muhtarlar toplantısında konuştu. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun IŞİD ile ilgili sözlerine çok sert tepki gösterdi. Erdoğan, “Ankara’dan İstanbul’a yürüyebilirsiniz. Biz terör örgütlerinin icazeti ile yola çıkanlarla beraber yol yürümedik, bundan sonra da yürümeyeceğiz. Utanmadan, sıkılmadan bizim DEAŞ ile işbirliği yaptığımız söylüyor. Bunda yüz yok, haysiyet yok, onur yok. Ne zaman bunu ispata davet ettiysem hiçbir zaman ispat etmemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrin operasyonundan sonra İblid meselesine ağırlık vereceklerini belirterek, ” Afrin’den sonra İblib’i de çözeceğiz; 3.5 milyon Suriyeli’yi ilanihaye saklayacak halimiz yok” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Suriye meselesi için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşülmesi yönündeki tavsiyelerine Erdoğan, “Esad’la konuşun’ diyorlar; 1 milyon vatandaşını öldüren bir katil ile biz nasıl konuşacağız” ifadesini kullandı.

Erdoğan, “Türk Tabipleri Birliği denen bu kuruluşun Türklük ile alakası yok. Türkiye Barolar Birliği’nin de Türkiye’ye layık olan hiçbir tarafı yok. Türk kavramını siz kullanamayacaksınız, Çıkarılacak olan kanunlarda Bakanlar Kurulu kararıyla bu ülkede tüm hukukçular doktorlar kendi derneklerini kurabilecekler ve para ödemesi yapmayacaklar. Ondan tutuştular” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları…

Siz kıymetli muhtarlarımızı misafir ediyoruz. 3. yılını geride bıraktığımız muhtarlar toplantımızın hayırlar vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Demokrasi piramidinin ilk basamağını temsil eden muhtarlarımızla, zirvesini temsil eden Cumhurbaşkanlığı arasında tesis ettiğimiz sıkı bağın bundan sonra da devam edeceğine inaniyorum.

2019 yılındaki muhtarlık seçimleri her zamankinden daha farklı geçecektir. Bu görevlere daha çok kişi talip olacak, rekabet de kaliteyi yükseltecektir. Muhtarlarımızın çok daha fazla çaba sarf etmesi gerekiyor. Tüm muhtarlarımızın kendi binalarına sahip olacakları müjdesini vermiştim. Her türlü sorunlarını çözdüğümüz muhtarlarımızın faaliyetlerini kurumsal hale getirme imkanı olacak. Ülkemizin bu önemli kurumunu daha da geliştirmek, güçlendirmek için yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.

Geçtiğimiz 15 yılda tüm sabotajlara, oyunlara, senaryolara rağmen büyük bir titizlikle koruduğumuz güven ve istikrar ortamı sayesinde kısır döngüyü kırmayı başardık. Bölgesel ve küresel güç olarak sürekli yükseldik. İç kaynaklı istikrarsızlık çıkarma gayretleri son 5 senede çok farklı görünüm kazanmaya başladı. Bu gaye ile FETÖ’nün emniyet, yargı, ordu, iş dünyası ve diğer alanlardaki tüm gücünü seferber ettiğini gördük. PKK’nın yoğun ve cüretkat saldırılara giriştiğini, şehirleri işgale yeltendiğini gördük. DEAŞ bir yerlerden emir verilmişçesine ülkemize saldırmaya başladı. AB’nin verdiği tüm sözleri çiğnemek pahasına ülkemize cephe alması da aynı döneme denk geliyor. Bizim meşrebimizde, dostlarına, kardeşlerine, komşularına sırt dönmek yoktur. Tüm kardeşlerimize sınırlarımızı ve kalplerimizi açtık. İslam adına Müslümanları katleden bir terör örgütü bahane edilerek bir başka terör örgütünün bölgemizde palazlandırıldığını görünce artık daha fazla bekleme imkanımız kalmadı.

Türkiye’yi meşgul etmek için kurulan tuzakları birer birer bozarken asıl hedeflerimizden de kopmadık. Fırat Kalkanı ile ilk fiili müdahalemize başladık. 3 bine yakın DEAŞ’lıyı derdest ettik. 2 bin kilometrekarelik alanı kontrolümüz altına aldık. 135 bin mülteci kardeşlerimizin tekrar topraklarımıza dönmesini sağladık, oraları imar ettik.

“3.5 MİLYONU BURADA İLANİHAYE SAKLAYACAK HALİMİZ YOK”
Şimdi de aynısını Afrin’de yapalım istiyoruz. Afrin olayını çözeceğiz, İdlib’i çözeceğiz ve mülteci kardeşlerimiz tekrar kendi topraklarına, evlerine dönsün istiyoruz. 3.5 milyonu biz burada ilanihaye saklayacak halimiz yok. Onlar da bir an önce kendi topraklarına dönmek istiyorlar. Bir kısmı burada kalabilir ayrı konu. Ama bu gerçeği görmemiz gerekiyor. Rusya ve İran ile birlikte İdlib’de güvenli bölge adımlarını attık. Son olarak Afrin’e Zeytin Dalı Operasyonu’nun düğmesine bastık.

‘BUNDA YÜZ YOK, HAYSİYET YOK, ONUR YOK’
Askerimiz destan yazıyor. 1028 terörist etkisiz hale getirildi. Her türlü alçaklığa rağmen bölgeyi adım adım teröristlerden askerimiz, milletimiz hep beraber temizliyor. Bunu Bay Kemal’e rağmen temizliyoruz. Ne diyor beyefendi? Afrin’e gitmeyin, fazla içeri gitmeyin. Senden mi alacağız emri. Bize milletimizin emri var, emri. Ona kalsa Esed ile masaya oturun da işi konuşun diyor. 1 milyon vatandaşını öldüren katille neyi konuşacağız? Siz yeri gelir teröristlerle beraber konuşabilirsiniz, Ankara’dan İstanbul’a yürüyebilirsiniz. Biz terör örgütlerinin icazeti ile yola çıkanlarla beraber yol yürümedik, bundan sonra da yürümeyeceğiz. Utanmadan, sıkılmadan bizim DEAŞ ile işbirliği yaptığımız söylüyor. Bunda yüz yok, haysiyet yok, onur yok. Ne zaman bunu ispata davet ettiysem hiçbir zaman ispat etmemiştir.

BEN ‘EL NUSRA TERÖR ÖRGÜTÜDÜR’ DEDİM, DİYORUM
AK Parti’nin DEAŞ’a destek olduğunu ispat et. Ben bu makamda, görevde durmam çekilirim. Sen ispat edemezsen çekilir misin? Çekilemez. Hayatı yalan üzerine kurulu. DHKP-C ile yürüyen birisi. Bunlardan bir şey olabilir mi ya? Senin bu kağıtlarına biz alıştık. Bazı televizyonlarda bizim DEAŞ ile ilgili söylediklerimizi açık ve net ortaya koyuyorlar. Çık açık ve net konuş. Bunlar terör örgütürüdür de. Ben El Nusra terör örgütüdür dedim, diyorum. Sen de DHKP-C terör örgütüdür de göreyim seni.

Onların desteği ile Hakkari’de miting yapacak kadar zavallısın sen. Bu ara tweet’ler atıyorlar, neymiş o, biz Türklük ve Türkiye kavramına karşıymışız. Niye TTB’den isminin kaldırılmasını istediğimiz için. Niye? Bu kuruluşun Türklük ile alakası yok, Türk kavramına layık olan bir yanı da yok. TBB’nin de Türkiye’ye layık olan hiçbir yanı yok. Bunlar ne hukuku ne hekimliği, tabipliği kendi saltanatı altına alamazlar. Çıkartılacak olan kanunla, Bakanlar Kurulu ile tüm hekimler, hukukçular kendi derneğini kurabilecekler. Kalkıp tweet’lerle ev sahibini bastırmaya kalkıyorlar. Kullanamayacaksınız, ne Türk kavramını ne Türkiye ismini. Zeytin Dalı operasyonunda da pek çok gerçeği farklı boyutları ile görme imkanı bulduk. Verdiğimiz her şehidimiz tabii ki yüreğimizi yakıyor. Tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

İçeride artık ihanet boyutlarına varan tavırları sizler de görüyor, takip ediyorsunuz. Bunların içinde ülkemiz bir başka devlet ile savaşa girse, safını karşı taraftan söyleyeceğine kadar olan var. Bunları CHP’de görebilirsiniz. Sırf Türkiye düşmanlarına malzeme vermek için operasyonlarımızda sivillerin hedef alındığı iddiasını ortaya atabilecek kadar alçalanlara rastladık. Bunlar AB’de PKK’yı terör örgütü ilan etti. İlan ettiği halde bunların paçavrasını nasıl oluyor da bunlar boyunlarına asıyorlar. Bunlarla birlikte hareket edenler, onlar da aynı. Onları hiçbir zaman samimi bulmadığımız yüzüne yüzüne vuracağız. Sözde aydın, akademisyen, sanatçı kisveli kişilere de yazıklar olsun diyorum. PKK’ya, PYD’ye terör örgütü demeye dili varmayanlara milletimizin ilk fırsatta söyleyecekleri bir çift sözü elbette vardır.

‘VAR MI 25 KURUŞA SİMİT YA’
Amerika, Rusya, İran, Fransa, İngiltere Suriye’de olabilir. İsrail canı istediği zaman Suriye’de operasyon yapabilir ama Türkiye 911 kilometre sınırının olduğu Suriye’de olamaz. Var mı 25 kuruşa simit ya. Türkiye son birkaç ayda 1000’e yakın roketin ülkesine yöneldiği Suriye’ye ayak basamaz he? 700’ü aşkın taciz ateşi yaptılar, 100’e yakın kardeşimiz şehit oldu. Biz hala ‘seyredin’ diyeceğiz. Hasbinallah. 13-14 yaşındaki çocukları eğitip bunları savaş meydanlarına gönderiyorlar. Bazen sözün bittiği yer vardır ya. Bu konu da öyle. Bunlara kalsa bize yağmurlu havada bir bardak su bile vermeyecekler.

Dün Dışişleri Bakanımı İran’a gönderdim, bu sabah Putin ile görüşme yaptık. Yoğun bir şekilde bu süreci devam ettiriyoruz. Çünkü, Türkiye olarak biz burada kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye mecburuz. Bunun başka çıkar yolu yok. Suriye’nin de Irak’ın da gönül coğrafyamız diğer yerlerin de bizim için kendi topraklarımızdan farklı olmadığını söylüyoruz. Bizim için Suriye halkı önemli, Esed değil. Devlet terörü estirmiştir. Hala da öldürmeye devam etmektedir. Bizim derdimiz 3.5 milyon Suriyeli kardeşlerimize, evlerine, topraklarına dönmelerini sağlamaktır. Samimi olanlar buyursunlar, her türlü hizmeti yapalım.

Bir asır önce çekildiğimiz toprakları yüreğimizden sildiğimizi sananlar yanılıyorlar. Öyle olmadığını bildikleri için hepimizi birden hedef alıyorlar. Milletimiz bu büyük oyunun farkındadır. Siyasi, ekonomik, askeri, kültürel olarak yıllarca hep kilitlendik, kaldık. Kendi uçağımızı, kendi otomobilimizi yapmaktan kendi silahımızı yapmaya pek çok girişim engellendi. Bugün pek çok konuda sıfırdan başlayarak kendimize yeni bir savunma sanayii inşa etmeye çalışıyoruz. Allah’ın izni, milletimizin desteği ile bu meselenin de üstesinden geleceğiz.

SÖZCÜ