SİYASET: ‘Yiyecek ekmek bulamazlar’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IKBY referandumu sonrası alınacak yaptırımlarla ilgili konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik yaptırımlardan askeri seçeneklere kadar hepsi masadadır. Vanayı kapadığımızda iş bitti. TIR’lar Kuzey Irak’a çalışmadığı anda bunlar yiyecek bulamayacaklar” dedi.

Araştırma üniversite olarak belirlenen 10 üniversiteyi açıklayan Erdoğan, “En iyi okul aslında evladımızın evine en yakın okuldur.Ders kitapları konusunda daha fazla şikayet gelmeye başladı.Gerekli tedbirler alınacak” şeklinde konuştu.

Öğretmenlere de seslenen Erdoğan, “Kurada Güneydoğu, Doğu Anadolu’dan bir il çıktı, gitmemek diye bir şey yok. 780 bin kilometrelik vatan toprağının her yerinde görev yapmaya hazır olan öğretmen idealist bir öğretmendir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni”ne katıldı. Burada yaptığı konuşmada IKBY referandumu sonrası atılacak adımları anlatan ve “TIR’lar gitmez ise yiyecek ekmek bulamazlar” diyen Erdoğan, Barzani’nin böyle bir adımı atmasına ihtimal verdemdğini ancak Türkiye’ye ihanet ettiğini dile getridi. Kuzey Irak’tan sabah gelen istihbaratı da anlatan Erdoğan, “Bu sabah güzel bir istihbarat gledi. Kuzey Irak’ta biri şoföre sormuşlar. Ne yaptın diye? Evet oyu verdim demiş. Peki bağımsızlık olduğunda ne yapacaksın diye sorunca, ‘Çoluğumu çocuğumu alıp Türkiye’ye gideceğim’ demiş.Bu nasıl iştir” dedi.

Erdoğan konuşmasında üniversite sisteminde yapılmasını istediği değişiklikleri de tek tek anlattı.? Belirlenen 10 araştırma üniversitesini açıklayan Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şöyle:Araştırma üniversitelerini açıkladıGeçtiğimiz yıl yüksek öğretim sisteminde kaliteyi yükseltmenin yollarından birinin misyon farklılaşması ve ihtisaslaşma olduğunu ifade etmiştim. Bu çerçevede YÖK’ün koordinasyonunda gerçekleşen projede yer alan 5 pilot üniversitenin ismini de açıklamıştım. Araştırma üniversitelerinin tespit edilerek özel olarak desteklenmesi ve uluslararasında çok daha farklı bir konuma gelmemiz gerektiğini ifade etmiştim. Yüksek öğretim kalite kurumuna olan ihtiyacı ifade etmiştim. Bu konularda mesafe kat edildiğini görüyorum.

10 ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ

Araştırma üniversitesi olarak tespit edilen 10 üniversitemizi alfabetik sıraya göre açıklamak istiyorum; Ankara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Bu sistem ile her dönemde sözü edilmesine rağmen bir türlü arzu ettiğimiz seviyeye ulaşmayan üniversite – özel sektör işbirliği için de önemli adımlar atılıyor.

İKİ HEDEF AÇIKLADI

YÖK’e iki yeni hedef açıklmak istiyorum. Öğretmen yetiştiren programlarının geliştirilmesi bunlardan ilki. Öğretmen kalitesi mesleenin önemli boyutlarından biri. Müfredattan ders kitaplarına, yüksek öğretime geçişe kadar eğitim ve öğretimde çözmemiz gereken pek çok sorun bulunuyor. Türkiye’de her alanda çok büyük reformalara imza attık. İki alanda arzu ettiğimiz gelişmeyi sağlayamadık. Bunlar eğitim ve öğretimdir. Kültürdür.

Eğitim öğretimde istediğimiz neticeyi alamadıkça, tabii olarak yeni arayışlar içerisine giriyoruz. Sınav sistemlerini defalarca değiştirdiğimiz halde hala öğretmenlerimizi de öğrencilerimizi de velilerimizi de memnun edecek bir sonuca ulaşamadık. Biz bütün bu olaylara iki kere iki dört demek suretiyle bir matematik olarak bakamayız, sosyolojik bir olaydır. Yaptığımız son düzenlemeye rağmen müfredat ve ders kitapları hususunda da istediğimiz neticeyi elde edemediğimiz anlaşılıyor. Ne yapıp edip, eğitim öğretim meselesini çözmek mecburiyetindeyiz.”

“DERS KİTAPLARIYLA İLGİLİ ŞİKAYETLER GELİYOR”

Böylesine önemli bir konuda en küçük bir ihmale tahamülümüz olamaz. Ders kitapları konusunda daha fazla şikayet gelmeye başladı. İlgili arkadaşlara, başta hükümetimiz olmak üzere zaman zaman YÖK Başkanımla bunları paylaşıyorum. Demek ki bunda bir sıkıntı var. Bakanımızla bu meseleyi konuştuk. Gerekli tedbirler alınacak. Bu da ayrı bir eleştiri konusu. Hala öğretmenlerimizi de öğrencilerimizi de velilerimizi de memnun eden bir sistem kuramadık. Bir toplumun inşası burada söz konusu. Son düzenlemeye rağmen, müfredat ve ders kitapları konusunda da istediğimiz neticeyi elde edemediğimiz anlaşılıyor.

ÖĞRETMENLERİN NİTELĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR

Üzerine durmamız gereken diğer önemli konuda öğretmenlerin niteliği meselesidir. Özellikle öğretmen kalitemizin yükseltilmesine yönelik çalışmalara da ihtiyacımız olduğu açıktır. Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde bu hususun masaya yatırılması ve etkin bir eylem planı ortaya konması şarttır.

EN İYİ OKUL EVE EN YAKIN OKULDUR

TEOG ile ilgili görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmıştım. Özel nitelikli okullar dışında lise eğitiminde ortalama standardı tutturduğumuzda hiçbir öğrencimizin böyle bir arayışı kalmayacaktır. Yavrularımızı sınav noktasındaki sıkıntılardan arındırmamız ve kendilerini derslerine yönlendirmemiz gerek. En iyi okul aslında evladımızın evine en yakın okuldur.

ÖĞRETMENLERE SESLENİYORUM…

Benim şu anda en çok mutlu olduğum, geçmiş dönemlerde olduğu gibi terörün ciddi manada azaldığıdır. Terör eylemleri çok çok düşmüş vaziyette, neredeyse sıfırlanma noktasına doğru geliyor. Bunu daha ileriye taşımamız lazım. Öğretmen adayı olan tüm evlatlarımıza sesleniyorum. Kurada Güneydoğu, Doğu Anadolu’dan bir il çıktı, gitmemek diye bir şey yok. 780 bin kilometrelik vatan toprağının her yerinde görev yapmaya hazır olan öğretmen idealist bir öğretmendir.

ÜNİVERSİTE SINAV SİSTEMİ

YÖK Başkanımız az önce bazı müjdeler verdi, bunları daha da kolaylaştırırız, böylece öğrencilerimiz bu kolaylıkla, sağdan, soldan dışarıdan, müfredatı bırakıyor, milli eğitim müfredatının dışında sorular çıkıyor. FETÖ denen ahlaksızlar bunları da yaptılar. Kendilerinin dershanelerinin verdiği sorularla üniversite imtihanlarını da yaptılar.Ve o kitaplarla maalesef çocuklarımız belli istikametlere yönlendirildi. Artık bunlardan kurtulmaya başladık. Fakat tamamıyla kurtulmamızın gereğine inanıyorum. Onun için müfredat konusunda MEB ile YÖK’ün işbirliği burada büyük önem arz ediyor. Ve daha sade, daha kolay ulaşılabilir, evlatlarımızın üzerinde daha az baskıya yol açan bir sistemi hep birlikte geliştirmeli ve hayata geçirmeliyiz.?Eğitim-öğretim meselesi öyle önemlidir ki Türkiye’yi dershaneler ve kolejlerde yetiştirdikleri kişiler üzerinden teslim almaya teşebbüs eden örgütlerin saldırılarına dahi bu ülkede maruz kaldık. 15 Temmuz, daha öncesinde 17-25 Aralık işte böyle bir organizasyonunun ürünüdür. Türkiye’nin en parlak beyinlerini eğitim ve öğretimin cazibesini kullanarak devşirip, zihinlerini kendi ülkesine ve milletine karşı kullanacak derecede iğdiş eden bir örgüte karşı en büyük mücadeleyi vereceğimiz yer yine aynı alandır

‘MESLEK YÜKSEKOKULLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI GEREKİR’

Meslek yüksekokullarının yeniden yapılandırılması dahil her türlü çalışma gerçekleştirilmelidir. YÖK’ten benim bir başka talebim var. Sanayimizin ihtiyaç duyduğu kalitede beceriye sahip elemanların yetişmesini sağlayacak adımların atılmasıdır. MYO’ların müfredatından yeterliliklerine kadar baştan sona gözden geçirilerek yeniden yapılandırılması dahil gereken her çalışma yürütülmelidir.

Kültür konusundaki kuraklığımızı her alanda görüyoruz. Teknolojiyi, interneti, sosyal medyayı kültürel kuraklığımızın sebepleri olmaktan çıkartarak kültürel yükselişimizin alt yapısı haline dönüştürmeliyiz. Ecdadımızın en zor şartlarda başardığı bir işten, biz elimizdeki bu imkanlarla gelemezsek dönüp kendimizi sorgulamalıyız. Bilim bu iki konu benim için böylesine önemlidir. İlgili tüm kurumlarımızdan bu doğrultuda içi dolu, tutarlı, uygulanabilir ve netice almaya yönelik çalışmaları özellikle bekliyorum.Zihinlerini ya bir terör örgütünün ya da başka bir gücün emrine vermiş olanlarla, ne eğitimi ne adaleti ne de başka bir meseleyi konuşma, müzakere etme imkanı bulamazsınız. Elinde sadece çekici olan, her şeyi çivi gibi görür. Bunların da ellerinde sadece ihanet çekici olduğu için sürekli Türkiye’ye ve Türk milletine zarar vermek için uğraşıyorlar. Meydanı bunları bırakmadık, bırakmayacağız

ALMANYA SEÇİMLERİ

Almanya’da seçim oldu. Biz de bir referandum oldu. Bu referandum sürecinde Türkiye’ye nasıl saldırdıklarını gördünüz. Şimdi kendi seçimlerinde bize saldırıyorlar. Seçimin bizimle ne alakası var. Almanya’da yaptığınız seçimde bizi niye kullanmaya çalışıyorsunuz. Ne oldu şimdi hükümet kuramayacaklar bak göreceksiniz. En az bir kaç aylarını alır. Hollanda saldırdı saldırdı hala hükümet kuramıyor. Dürüst politika siyasette bu çok önemli. Zannediyorlar ki biz Türkiye’ye vurursak çok puan, netice alırız. İşte alamıyorsunuz. Alamayacaksınız da. Kaybedeceksiniz. Biz dürüst siyaset yapmaya devam edeceğiz. Zihinlerini ya bir terör örgütünün ya da bir başka gücün emrine vermiş olanlar ile ne eğitimi ne adaleti ne de başka bir meseleyi müzakere etme imkanı bulamazsınız. Elinde sadece çekici olan her şey çivi gibi görür. Çünkü çekiç çivi çakmaya yarar. Bunların da elinde sadece ihanet çekici olduğu için sürekli Türkiye’ye ve Türk milletine zarar vermek için uğraşıyorlar. Meydanı bunlara bırakmadık bırakmayacağız. Büyük Türkiye yolunda çalışmayı sürdüreceğiz.

IKBY REFERANDUMU TEPKİSİ: KIYMETİ YOK

Bir süredir yeni bir krizle daha karşı karşıyayız. Kuzey Irak bölgesel yönetimi, referandumu yapmakta ısrarcı davrandı. İsrail dışında girişimi destekleyen ülke ve uluslararası kuruluş da yok. Yeni çatışmaların habercisi olmaktan başka anlam taşımıyor. Yüzde 90-91 ile onaylanmış, bunun kıymeti harbiyesi var mı? Kim tanıyacak? Dünya İsrail’den ibaret değil. Kosova’yı 114 ülke kabul etti ama hala sıkıntı içinde. Sen bir İsrail ile neyi elde edeceksin?

“ATACAĞIMIZ BİRÇOK ADIMI BUNDAN SONRA İSRAİL’LE DE ATAMAYIZ”

Biz yaptık, oldu ile olacağını zannediyorlar, olmayacak ya, olamayacak zaten. Yaptırımları uygulamaya başladığımızda ortada kalacaksın. Vanayı kapadığımızda iş bitti. TIR’lar Kuzey Irak’a çalışmadığı anda bunlar yiyecek bulamayacaklar. Mecburuz, yaptırım. Bunlara İsrail neyi, nereden, nasıl gönderecek? Bunu gözden geçirmedikçe atacağımız birçok adımı da bundan sonra İsrail ile de atamayız.

BU SABAH GÜZEL BİR İSTİHBARAT GELDİ

Bu sabah güzel bir istihbarat geldi. Kuzey Irak’ta biri şoföre sormuşlar. Ne yaptın diye? Evet oyu verdim demiş. Peki bağımsızlık olduğunda ne yapacaksın diye sorunca, ‘Çoluğumu çocuğumu alıp Türkiye’ye gideceğim’ demiş. Bu nasıl iştir? Memurunun maaşını ödeyemiyorsun. Yaklaşık 1.5 milyar dolar bunlara kredi veriyoruz. Sen kalkıp böyle bir adımı atarken ‘soralım’ demiyorsun. Tabii ki Türkiye buradaki süreci yorumlayacaktır. Ona göre de bir adım atacaktır. Biz son ana kadar Barzani’nin böyle bir yanlışa düşeceğine ihtimal vermiyorduk. Demek yanılmışız. Bu karar ülkemize ihanettir. Bu mesele Kürtlerin hakkı meselesi değildir. Barzani bir an önce bu yanlıştan dönmez ise bölgemizi bir mezhep çatışması içine itme uçtancını yaşayacaktır.

Bölgemizde ayrılıkları teşvik edenler, eğer bölünme, parçalanma, küçülme iyi bir şeyse önce bunu kendi topraklarında tatbik ederek, dünyaya emsal teşkil etmelidir. Ama böyle bir niyeti ve çabayı asla göremezsiniz. Buradan Irak’taki ve Suriye’deki tüm aklıselim sahibi kardeşlerimize sesleniyoruz; gelin bu oyuna düşmeyin. Gelin kendinizi kullandırtmayın. Bugün sizi kışkırtanlar yarın çekip gidecekler unutmayın ama bizler inşallah binlerce yıl birlikte yaşamaya devam edeceğiz. Bugünün hırsı için yarınlarınızı heba etmeyin. İsrail bayraklarının orada dalgalanması sizi kurtarmaz, bunu bilesiniz.

MİLLİYET