“Elinizi taşın altına sokun!”

Önce Beşiktaş’ı kutlamak istiyorum. Partizan karşısında Barcelona seyrettim sanki maç boyunca!.. İşte Kolej takımı, savaşan bir Kartal… Ve her maçta hayranlıkla izlediğim Veli Kavlak için tek söyleyeceğim tam bir savaşçı… Adeta SPARTAKÜS!..
TSYD ve AIPS üyesiyim. İnanın iki yıldır spor yazmıyordum. Futbol yok, yorumlar kahvehane tarzında idi!.. Ama Beşiktaş bu yılki oyunu ile bu tavırları yıktı geçti. Mecburen herkesi futbol konuşmaya itti!.. Bir de şu Aziz Yıldırım ve Ünal Aysal iki de bir çıkıp konuşmasa, basına malzeme sadece Beşiktaş ve futbol olacak!.. Sadece Fenerbahça, Galatasaray, Trabzon değil, Beşiktaşlı Başkan ve yöneticilere de susun diyorum. Susun ki: Beşiktaş konuşsun!..
***
Beşiktaş Emniyeti haber verdi. “Huzur Toplantısı” yapıyoruz diye koşa koşa gitti iki muhabir arkadaşımız. Beşiktaş huzurlu olacaksa, güvenli olacaksa Beşiktaş Medya Grup elinden geleni yapmaya hazırdır, bilginize… Çünkü son zamanlarda özellikle Suriyeli kardeşlerimizden ne yalan söyleyeyim çok şikayet var. Nasıl yapılır bilemem ama, araçların arasındalar, hatta üzerlerinde… Yollarda, insanlarla yüz yüze… Umarım birgün bir olay çıkmaz, “Tedirgin olmamak elde değil” diyor Beşiktaşlı… Kaymakamımız da, Emniyet Müdürümüz de gördüğüm kadarıyla hassas ve her türlü şikayeti değerlendirip, gereğini yapıyor. Bu konuda bir çalışma varsa veya neler yapılması gerekir bir yazılı açıklama yaparsa, yayınlamak isteriz.
***
Geçen sayıda yazamadım, gazetenin çıkış tarihleri arasında yurtdışında idim. Tabii kendi paramızla dolaştık. Kimse göndermedi!.. Zaten gazetecilik hayatımda ne yerel yönetimlerin ne de spor kulüplerinin böyle bir teklifine ne sıcak baktım, ne de çalışan arkadaşlarımızı gönderdim…
Bazıları belki inanmayacak ama, basın imkanları ne sağlamışsa bize odur!.. Anlayan anlamıştır!..
***
Neyse, gelelim sadede; Kurban Bayramı’nı da içine alan günlerde; İtalya’da idim. Roma, Florence, Maradona’nın Papa’dan bile kutsal olduğu yer: Napoli ve Vezüv Dağı eteklerindeki, lanetli şehir Pompei… Okumanın yanısıra incelemenin de çok şey kazandırdığını birkez daha özümsedim.
20’li yaşlardan bu yana; Avrupa’nın tüm ülkelerini tanıma fırsatım oldu, bunlardan bazılarını ise, birkaç kez ziyaret ettim. İtalya’da bunlardan biri…
İnsanları bazı yönleriyle bize benziyor, ama bizimkiler bazı konularda daha iyi. Örneğin, hizmet bizde müthiş onlar da ise doymuşluk var. Ama yollar, tarih kıyas kabul etmez. Mükemmel, hal böyle olunca da milyonlarca kişi buraya akın ediyor. Burunları da bu yüzden biraz büyük!.. Fakat, insan ilişkilerinde saygılılar. İnsan hakları gelişmiş!.. Eleştiriyorlar, birbirlerine dikleniyorlar, ama dokunmuyorlar bile!.. Bizde öyle mi eleştiri hak getire, söze başlar başlamaz küfür… Kadın erkek fark etmiyor. Terbiyesizlik hat safhada!.. İnsan kendini İtaya’nın Pompei kentindeki kırmızı ışıklı evlerinde sanıyor!..
***
Geldik güzel ülkemize… Yine daldık işlere…
Okuyucular gerek mesajla gerek sosyal medyadan soruyor. Yerel yönetimlerle ilgili düşünceniz nedir diye? Doğruları yazınca hemen dezenformasyon başlıyor!.. Bu çerçevede bir ara Beşiktaş Gazetesi’ne laf söylendi, ben de ağır bir yazı yazdım, cevap verdim, saygısızlık üzerine… Sonra çok şey yaşadık, gerekmedikçe detaya girmeye gerek yok. Sonuçta, bize hak verildi, isteğimiz doğrultusunda hareket de edildi. Konu şimdilik kapandı. Veya öyle zannediyorum.
Gazeteci, işi kişiselleştirmemelidir. Şahsımıza ve kurumumuza bir saldırı olmadıkça işim olmaz kimseyle!.. Muhattap bile almam!.. Ama en küçük bir söz bile anında en ağır yanıtı alır, peşini bırakmam bilen bilir. Beşiktaş’ı da dar ederim adama!.. Onun için, feveran davranmak istemiyorum, adam tanıyorum, olayları öğreniyorum. Ve şimdilik çok yazı yazmak istemiyorum, sevmediğim kişi ve kurumlarla ilgili. Çünkü zevk almıyorum, huzur da bırakmadılar zira!.. Değer yargılarımız da, yorumlarımız da farklı ayrıca!.. Basın ve yayıncılık dışında hiçbir işimiz olmadığı halde herşeyi maddiyata bağlayan insanlardan nefret ederim bu da bilinsin. Emek en yüce değerdir, marka olmak da kolay değildir. Bunları satın alacak bir para da yoktur!.. Ayrıca hiç kimseye ve kuruma da ihtiyacımız yoktur. Tam tersine, kişi ve kurumların bize ihtiyacı vardır. Ve bu konuda deyim yerinde ise; babamı tanımam!..
“Vakit var!.. Bekleyelim, görelim, zaman lazım” demiştim iki sayıdır yazımda… Aynı düşüncedeyim yine de… Sadece yorum, söyleşi değil, Gazete Beşiktaş olarak da dikkat ederseniz, pek girmedik bugüne kadar birçok konuya. Yeni yılda artık bir puan vereceğiz tabii, Beşiktaşlılardan gelen bilgi ve belgeler neticesi…
Kısa bir değerlendirme yapayım ama, sadece iki konuya değineyim… Belediyeyi en çok yıpratan bence BELTAŞ grevi oldu. Peşinen halledilmesi gereken bir konu Ankara’ya kadar uzandı ve sosyal demokrat bir partiye bu yakışmadı!.. Allah’tan sonuç iyi oldu da yırttılar!.. Diğer bir konuda kadrolaşma gördüğüm kadarıyla. Bu tabii kendi tasarruflarında olan bir iş. Ama her zaman ısıtılıp önünüze konulacak bir yemek gibi duruyor. İsimler belli, yakınlık dereceleri belli. Mesela fotoğrafları ve isimleri ile tam sayfa yayınlansa, rahatsız olmaz mı insan? Ve bu sürekli yapılsa!..
Bir de iletişim sorunu var belediyenin bence. Haber bülteni dağıtmak, ilgili ilgisiz her yerde konuşmak, sosyal medyada karşı bildirimler, kavga ve sıcak temaslar değil doğru olan. Tarafsız da değil. Yani inandırıcı olmuyor!.. Bununla da ilgili birçok done var, bizim gazeteye ek olur. Ama dedim ya yılbaşına kadar süre. Tecrübe kazanmaları için!..
Bir konu daha var. Ayrı bir parantez açayım: “Seçimden önce halk adamları” diye başlık atmıştık Gazete Beşiktaş’ta tam sayfa… Seçimden sonra ve bayramda otobüs üstünde el sallama, halka tepeden bakan dünya starı gibi olmuş bir görüntü verdi. Bu Beşiktaşlılara çelişkili geldi!.. Vazgeçmezseniz bu ve benzeri tavırlardan, okurlardan özür dileyebilirim o manşetten dolayı. İnanamıyorum!..
***
Akmerkez ve AVM konusuna da biraz değinmek istiyorum. Seçimlerden önce “Burayı yeşil alan yapın, oyu kapın” demiştik Gazete Beşiktaş’ta… Bu haberi kullandıklarını biliyorum siyasilerin, oy için. Helal olsun!.. Ama şimdi AVM ile ilgili somut adım bekliyor Beşiktaşlılar adına… Birkaç görüntü, birkaç demeç olmaz, bunlar eski siyaset yöntemleri. Bilinmiş algı operasyonları!.. Dava açılacak, yasal yollara başvurulacak, belediyede, ilçe de ilde CHP Genel Merkezi de bunu yapacak. Yani: o gün resimde olan, Veli Ağbaba, Radyo Beşiktaş’ta birçok sorunun mücadele ile çözüleceğini belirten Oğuz Kaan Salıcı… Ve benim radyo programlarında sürekli İBB’nin yanlışlarını anlatan Gürsel Tekin ve Genel Bşk. Kemal Kılıçdaroğlu’da…
Biz tüm siyasileri, öğretim üyelerini, mimarlar, mühendisler odası yetkililerini, şehir plancılarını radyoya alacağız, gazetede yayınlayacağız. Kamuoyu önünde kim samimi kim değil tanıtacağız. Özetle: Bize ihtiyaç varsa biz hazırız, kimden talep gelirse gelsin değerlendiririz.
TMMO Genel Başkanı Eyüp Muhcu, İBB’nin CHP’li üyesi Hüseyin Sağ ve Prof. Dr. Ahmet Ercan Radyo Beşiktaş’ta gündem oluşturdu. Biz de vesile olduk.
Önemli olan Beşiktaş’a hizmet!..
SON SÖZ: Biz; 35 yıllık gazetecilik hayatımızda Hürriyet, Milliyet, Sabah muhabirlikten köşe yazarlığına hep adımızla, fotoğrafımızla yazıyoruz, yorumluyoruz. Herşeyi kamuoyunun tamamı ile herşeyi paylaşıyoruz. Yaşamadığımız olay, görmediğimiz tehdit, rezalet kalmadı!.. Doğruları yazınca hoplayanlara ve kendini savunmak için hukuk dışı yollara başvuran korkaklara diyorumki: Kişisel ve kurumsal olarak sözde yıpratma faaliyetlerine giren, yüzümüze konuşmayan, arkamızdan dedikodu yapan, iftira atan varsa, en hafif tabiri ile haysiyet noksanıdır, şerefsizdir. Hem basın yoluyla hem de yasal yollardan bu şahsiyetsizlerle mücadelemiz devam edecektir, kamuoyunun bilgisine…